Table 'ziyaret' is marked as crashed and should be repaired

"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

HABERLER

Kıbrıs’a Barış Suyu Çalıştayından Önemli Mesajlar Çıktı

23 Kasım 2015 Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (EkoAvrasya) tarafından düzenlenen KKTC Su Temin Projesi ve Doğu Akdeniz’de Değişen Dengeler konulu çalıştay 21 Kasım 2015 tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi. Çalıştay”da projenin bölgenin hidropolitiği ile bölgesel güvenlik dinamiklerine etkileri de ele alındı. Çalıştaya KKTC’den Tarım, Doğal Kaynaklar ve Gıda Bakanı Erkut Şahali, Özel Kalem Müdürü Volkan Tulga ve Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Su Komitesi Başkanı Bektaş Göze,  TC Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Akif Özkaldı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün ve EkoAvrasya Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren katıldı. Üç oturumun düzenlendiği  çalıştayda “KKTC Su Temin Projesi ve Doğu Akdeniz’in Hidropolitiği”, “KKTC Su Temin Projesi’nin Ortadoğu ve Doğu Akdeniz Bölgesel Güvenlik Dinamiklerine Etkisi”, “KKTC’ye Gelen Suyun İçme ve Kullanma Suyu Olarak Dağıtım Modeli” başlıkları ele alındı. Çalıştaydaki diğer başlıklar “Doğu Akdeniz’de Su ve Strateji”, “Uluslararası Etkileri Bağlamında Türkiye’nin KKTC’ye Su Transferi”, “Enerji Kaynakları Üzerinden Doğu Akdeniz’de Egemenlik Tartışması”, “Yumuşak Güç Olarak Su: Kıbrıs’a Olası Siyasi Etkileri”, “KKTC Su Temin Projesi ve Sulama” ve “Kıbrıs Sorunu Tarihçesi Perspektifinde Barış Suyunun Kıbrıs’ta Çözüme Olası Etkisi” oldu. Özdağ: Doğu Akdeniz gazı  sonunda Türkiyeden geçer, Çalıştayın açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Özdağ, ülkenin önemli yer altı, yer üstü ve enerji kaynaklarıyla stratejik bir bölge olduğuna değinerek, "Ne bulurlarsa bulsunlar Doğu Akdeniz'de bize ihtiyacınız var. İster İsrailolarak, ister Güney Kıbrıs olarak Türkiye'ye ihtiyacınız var. Onlara sesleniyorum, buradan geçeceksiniz başka çareniz yok. Ürettiğiniz, çıkarttığınız doğal gazları, Türkiye üzerindenAvrupa'ya pazarlayacaksınız. Tankerlerle pazarlayamazsınız" diye konuştu.KKTC Su Temin Projesi'nin önemine dikkati çeken Özdağ, projeye emeği geçenlere teşekkür etti. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Akif Özkaldı da gelişen teknoloji ve nüfus artışı ile su tüketimi arasındaki ilişkiye işaret ederek, KKTC'nin su problemini çözmeye yönelik bilgilerin yer aldığı bir sunum yaptı. Eren: Türkiye KKTC’ye suyu esirgemez EkoAvrasya Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren de Suriye'de Türkmenlere yönelik saldırıları kınadı. Eren,KKTC’ye su temini projesinde  emeği geçen Türk mühendislerini tebrik etti.Basında, "Vanalar kapatıldı su da, yardım da bitti" şeklinde haberler yer aldığını belirten Eren, bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi. Eren, "Hadisenin boyutu bu değildir. Türkiye Cumhuriyeti, kardeş bildiği KKTC'ye yılda 75 milyon metreküp suyu esirgemeyecek bir devlettir" ifadesini kullandı. 101 Dursun YILDIZ : Doğu Akdeniz’de sahne değişmez aktörler değişir. Gazeteci Meliha Okur ‘un yönettiği  Çalıştayın ilk oturumunda Su Politikaları Derneği ve Hidropolitik Akdemi  Başkanı Dursun  Yıldız  “Barış Suyu ve Akdeniz’in Hidropolitiği “ ve SPD Bölgesel Güvenlik Bölümü Başkanı Ediz Ekinci “Projenin Bölgesel Güvenlik Dinamiklerine Etkisi",   Güzelyurt Belediyesi Başkanı Mahmut ÖZÇINAR  ise  "K.K.T.C.’ye Gelen Suyun İçme ve Kullanma Suyu Olarak Dağıtım Modeli" konularında sunumlar yaptılar . Su Politikaları Derneği ve Hidropolitik Akademi Başkanı Dursun YILDIZ sunumunda Akdeniz’in tarihsel olarak stratejik öneme sahip bir bölge olduğunu ,bu coğrafyadaki  jeopolitik mücadelede sahnenin aynı kaldığı ama gelişmelere bağlı olarak aktörlerin değiştiğini belirtti. Dursun YILDIZ son 100 yılda, bölgedeki yağışlarda %25’den fazla azalma olduğunu söyledi. Doğu Akdeniz’e kıyısı olan tüm ülkelerin çeşitli ölçeklerde ülke dışından gelen suya bağımlı olduklarını ifade eden  Dursun YILDIZ ,Akdeniz’in  iklim değişiminden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığını söyledi. Bunun da su kaynaklarının hem temini hem de yönetimi konusunda su yönetimini zorlayacağını aynı zamanda bölgede  hidropolitik ilişkileri zorunlu kılacağını belirten YILDIZ Türkiye’den KKTC’ye Su Temini Projesi’nin  uzun zamandır gündemde olduğunu söyledi. Bu konuda KKTC’de başlayan projelerden sonra ilave su temini için Türkiye’den Su Torbaları ile ve Manavgat Su Temini projesinden de tankerlerle su iletimi gündeme gelmiştir. Bunlardan su torbaları ile su iletimi 2 sene sürmüş istenilen verim alınamamış ve sona ermiştir. Manavgat’tan ise su taşınması konusu  Bunun üzerine suyun sürdürülebilir şekilde adaya iletilmesi için  boru ile su temini projesi başlatılmış ve tamamlanmıştır. 106 KKTC’nin içme suyunu karşıladığı  yeraltısuyu kaynaklarının kalitesinin  özellikle deniz suyu girişimi ile  bozuldığunu söyleyen YILDIZ konuşmasını aşağıdaki gibi sürdürdü; “ Türkiye KKTC’nin  artan ACİL SU TEMİNİ İHTİYACINI  karşılamak için 20 yıl önce çözümler aramaya başlamıştı.Bu konuda önce  KKTC’de  su kaynaklarını geliştirme çalışmaları yapıldı.Buna  ilaveten Türkiye’den de su gönderilmesi kararlaştırıldı. Bunun için birçok alternatif denendi ancak sonuçlar istenilen gibi olmayınca suyun adaya sürdürülebilir bir şekilde gönderilmesi için “Boruyla Su temini Projesi “ üzerinde çalışmalar sürdü ve bu proje tamamlandı. Doğu Akdeniz coğrafyasında, Bölge  için önemi hızla artan su gibi bir stratejik doğal kaynağı taşıyan, miktar olarak en büyük  «ülkelerarası sürekli  su transferi»ni  gerçekleştirecek olan  bir projenin yapımı, işletmesi ve  korunması da kolay değildir. Çünkü bu proje Doğu Akdeniz’in dengeleri üzerinde etkili bir projedir.Ancak sadece etkili bir proje olup belirleyici olma şansı yoktur., Çünkü Doğu Akdeniz’de uluslararası güç dengeleri çok hassastır ve Doğu Akdeniz  satrancında oyun kurucu  veya oyun bozucu olmak zordur.  Doğu Akdeniz’deki istikrar dünyanın başka bölgelerindeki istikrarsızlıktan hızla etkilendiği gibi başka bölgelerdeki istikrarsızlığı da etkileyebilir Bu nedenle Doğu Akdeniz’deki projeler “de facto” yaratır gibi görünseler de ortaya çıkmadan önce küresel strateji merkezlerinde  birçok değerlendirmeden  geçerler.Bundan dolayı da  bölgedeki tüm enerji ve su gibi stratejik öneme sahip  projelerin Doğu Akdeniz’in kararsız dengesi içindeki korunan istikrarını bozamaz. Diğer bir deyişle bölgenin hassas güvenlik mimarisini,uluslararası güç dengesi düzenini  altüst etmeyecek projeler uygulanabilir. Bu  proje’nin, Kıbrıs’ın ve Doğu Akdeniz’in Geleceği birbirine bağlı bir gelecek olup  sözkonusu proje kalkınma ve istikrar için sadece  bir araçtır.Çünkü bölgede kalkınma ve istikrar  için artık ‘suyun  verimli yönetimi’ öncelikli hale gelmiştir. Projenin tamamlanması bir mühendislik, yönetim ve siyasi irade başarısıdır. Ancak nihai başarı  proje ile amaçlanan hedeflere ulaşılmasıdır. Bu proje Kıbrıs’ta suyun verimli kullanılması bilincini geliştirdiği ölçüde başarılı olacaktır.Bu proje Akdeniz’de  örnek bir Su Yönetimi modeli yaratılmasına araç olabilirse  gerçek etkisi ve önemi ortaya çıkacaktır.Proje’nin hidropolitik ağırlığı ise ancak etkin bir su yönetiminin hızla gerçekleştirilmesi ile artacaktır. 107 Hidropolitik Aklademi Bölgesel Güvenlik Bölümü Başkanı Ediz Ekinci ise  Çalıştayda Yaptığı sunumda “Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’in güvenlik dinamiklerini etkileyen üç önemli oyun değiştirici unsur var olagelmiştir. Bunlar; 11 Eylül saldırıları, Arap Baharı ve Kıbrıs’ın merkezinde yer aldığı deniz sahasında ortaya çıkan hidrokarbon kaynaklarıdır. Şimdi bu üç önemli unsura bir dördüncü faktör olarak Türkiye’nin Kıbrıs’a götürdüğü ‘Barış Suyu’ eklenmiştir.”diyerek konuşmasına şöyle devam etti “Bu faktörlerin kinetiğine ivme ve momentum kazandıran kuvvet ise ABD’nin Asya-Pasifik politikası olmuştur. Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de su; gaz ve petrol gibi jeopolitik etkiye sahip. Türkiye barış suyu projesiyle elde etmiş olduğu teknolojik imkân ve kabiliyetle Doğu Akdeniz havzasındaki su pazarını kontrol edebilecek bir duruma gelmiş durumda. Devletler arasındaki mücadeleler bilgi, stratejik iletişim, ekonomik harp ve teknolojik harp gibi ülkenin milli gücünün unsurlarının silahlı çatışmanın dışındaki alanlarda da kullanıldığı bir mahiyet kazanmaya başlamıştır. ABD’nin yüksek teknolojik ile ürettiği shale gas/tight oil-kaya gazı teknolojisi bugün Rusya’yı kaldırmakta çok zorlandığı ekonomik bir krizin eşiğine getirmiştir. ABD’nin bu durum üstünlüğünün Orta Doğu ve Doğu Akdeniz güvenlik ortamı üzerinde derin etkileri vardır. Aynı şekilde, Türkiye’nin KKTC’ne su temini projesi de Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de güvenlik ortamının şekillendirilmesinde teknolojik yeteneklerin siyasi hedefi destekleyecek şekilde milli beka, bölgesel ve küresel barış ve istikrar için nasıl bir kuvvet çarpanı olarak Türkiye’ye ve KKTC’ne durum üstünlüğü sağladığının önemli örneklerinde bir tanesidir. 100 Bölgeye götürülen su, bölgenin güvenlik denkleminde önemli bir yer tutan su değişkeni katsayı ağırlığını artırarak Orta Doğu’da yaşanan çatışma ve stresin Doğu Akdeniz’e taşmasını önleme yeteneği sağlamaktadır. Bu bağlamda bölgenin güvenlik ortamına doğrudan etkisi olacak ‘Barış Suyu’ projesinin gerçekleştirilmiş olması bölge üzerinde çıkarları olan iç ve dış tüm aktörleri petrol ve gaz gibi hayati bir kaynağın tahsisinin ancak barış ve istikrarlı bir güvenlik ortamı içinde yapılabileceğine ikna edecek ve bu yönde bir paradigma oluşmasına katkı sağlayacaktır.” Ekinci sonuç olarak Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de petrolün paylaşımı kadar su kaynaklarına yönelik hesapların  da büyük rol oynamakta olduğundan söz etti. Ediz Ekinci  devamla ; “Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’in güvenlik ortamına etkisi olacak iki husus çok temel rol oynayacaktır. Bunlardan ilki doğal kaynakların paylaşımı ikincisi de Doğu Akdeniz’e çıkışın olması. Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de devam eden yeniden tasarım süreci 20’nci yüzyıldaki soğuk savaş döneminin işbirliğine uzak hidropolitik paradigmasını değiştirme kapasitesine sahiptir. Bölgedeki yeni uluslararası ilişkiler, su, gıda, enerji güvenliği kapsamında güvenlikleştirilen kavramlar çatışma yerine kısmen de olsa işbirliği esaslı olarak gelişebilir. Çünkü bölgedeki yaşamsal tehdit ve risk kaynakları 20’nci yüzyılın başındaki şekillendirme döneminden çok daha büyük ve sonuçları itibariyle daha küresel sonuçlar doğurabilecektir. Bölgedeki yeni düzenin, ulaşılacak yeni denge durumunun sürdürülebilir olmasının kaynak tahsisine doğrudan bağlı olduğu, bu bölgeyi 100 yıl sonra yeniden projelendirenler tarafından da unutulmayacak kadar önemli bir husustur. Bu bağlamda bölgenin güvenlik ortamına doğrudan etkisi olacak ‘Barış Suyu’ projesinin gerçekleştirilmiş olması bölge üzerinde çıkarları olan iç ve dış tüm aktörleri petrol ve gaz gibi hayati bir kaynağın tahsisinin ancak barış ve istikrarlı bir güvenlik ortamı içinde yapılabileceğine ikna edecek ve bu yönde bir paradigma oluşmasına katkı sağlayacaktır”. diyerek sunuşunu tamamladı 103-1 Su Politikaları Derneği yöneticilerinin ve üyelerinin sonuna kadar büyük bir dikkatle izlediği Çalıştay’ın sonunda kısa  bir kapanış konuşması yapan Ekoavrasya derneği Başkanı Hikmet Eren  tüm katılımcılara teşekkür ederek “Sonuç Bildirisinin”bir hafta içinde yayınlanacağını belirtti. Hidropolitik Akademi 105   Gazeteci Meliha Okur ,Derin Ekonomi Dergisi Yazı İşleri Müdür Sinem Köseoğlu ve Su Politikaları Derneği Yöneticileri Çalıştay'ın  yemek arasında  
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Table 'ziyaret' is marked as crashed and should be repairedTable 'ziyaret' is marked as crashed and should be repaired
Aktif ziyaretçi sayısı: 9 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 0 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 0