"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

HABERLER

BM İklim Değişimi Zirvesinde Sonuç : ?

  Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Ocak 2014 tarihinde Davos Dünya Ekonomik Forumu’na katılan liderleri, eylülde New York’ta İklim Zirvesi’ne davet ederek iklim görüşmelerini ilerletmelerini istedi. Davetin amacı, yılsonunda Peru’nun başkenti Lima’da yapılacak BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 20. Taraflar Konferansı (COP-20) öncesinde siyasi iradenin karar alma süreçlerini hızlandırmak, somut ve azimli bir hedef elde etmekti. Nihai hedef ise etkileri giderek daha fazla ve daha şiddetli olarak hissedilen iklim değişikliği ile mücadelede etkin adımlar atılması ve iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması için yeni bir yol haritası niteliği taşıyacak olan 2015’te Paris’te imzalanacak yeni antlaşma öncesi liderleri harekete geçirmekti. Kimler katıldı? Küresel iklim değişikliğinin yarattığı sorunlara çözüm önerilerinin tartışıldığı zirveye, 120 ülkenin devlet ve hükümet başkanları katıldı. İklim değişikliğinin en büyük sebebi olan karbon emisyonlarında en büyük paya sahip olan ülkeler arasındaki Çin (Tek başına AB’den daha fazla karbon emisyonuna sahip) ile Hindistan liderleri katılmazken, Rusya ve Almanya da bu zirveye lider seviyesinde katılmayan ülkeler arasında yer aldı. Bu iki ülkenin zirveye katılmamasının, 2015'te Kyoto Protokolü'nün yerine geçecek ve yeni küresel iklim anlaşması olacak Paris Antlaşması'yla ilgili ilerleme kaydedilmesinde sorun yaratacağı tahminleri yapıldı. Paris Antlaşması nedir? Dünya ülkeleri 2020 yılından itibaren tüm dünya ülkeleri için geçerli olacak bir antlaşma üzerinde uzlaşmaya çalışıyorlar. 1997 yılında Japonya’nın Kyoto şehrinde imzalanan Kyoto Protokolü’nün yerine geçecek yeni bir antlaşmanın sağlanması için son beş yılda gerçekleştirilen iklim zirvelerinden hiç bir sonuç alınamadı. 2015 yılında Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenecek iklim zirvesinde imzalanması umut edilen yeni antlaşma ile devletlerin atmosfere saldığı karbondioksit ve diğer sera etkili gazların sınırlandırılmasına ilişkin kararlı politikalar izlemeleri hedefleniyor. 1411601451_350325  Ne yapılması talep ediliyor? 20'inci yüzyılın başından bu yana küresel sıcaklık artışı 0,9°C’ye ulaştı. Bilim insanları iklim değişikliğinin geri dönüşü olmayan noktaya varmasını önlemek için artışın 2°C 'nin altında tutulması gerektiğini söylüyor. Devlet ve hükümet başkanlarından, bu hedef için gerekli bir dizi çözüm politikasının hayata geçirilmesi talep ediliyor. Nedir bunlar Herkes için eşit ve adil bir dünya için bağlayıcılığı olan bir uluslararası anlaşmaya yönelik hükümetlerin adım atması. Düşük karbon yoğunluklu bir ekonomiye geçiş, kömür başta olmak üzere fosil yakıtların kullanımından vazgeçilmesi, onların yerine güneş ve rüzgâr başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarına geçilmesi... Bunların yanında, iklim değişikliğine uyum için gerekli tedbirlerin alınması, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini en fazla etkilenen bölgelere gerekli destek mekanizmalarının sağlanması gerekiyor. Hangi lider ne dedi? Zirvenin açılış konuşmasını yapan BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, iklim değişikliğinin dünya için endişe verici yeni bir gelişme olduğunu ifade ederek, "İklim değişikliği bu çağda tanımlandı ve bu geleceğimizi tanımlayacak. Bizlerin bugün buna vereceği tepki de geleceğimizi tanımlayacak’’ dedi. ABD Başkanı Barack Obama, BM’den dünyaya iklim değişikliğine karşı "ortak hareket edelim" çağrısında bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, "Paris, devrimlerin yaşandığı bir şehirdir. 2015'te Paris'in iklim değişikliğiyle mücadelenin simgesi olmasını umut ediyorum" açıklaması yaparken, Yeşil İklim Fonu'na 1 milyar dolar yardım yapacağını belirtti. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, ekonomiye zarar vermeden iklim değişikliği ile mücadele edilebileceğini, AB’nin gelecek yedi yılda AB üyesi olmayan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele projelerine 14 milyon avro destek vereceğini açıkladı.  Hangi ülke ne vaat etti? İklim değişikliğine karşı bugüne kadar en ciddi adımlar Avrupa Birliği'nden geldi. AB, iklim değişikliği ile mücadele kapsamında karbon emisyonlarını 2030'a kadar yüzde 40 azaltarak, 1990 yılı öncesi seviyesine çekme taahhüdünde bulunmuştu. Yine AB, yenilenebilir enerji kullanımını da yüzde 27 seviyelerine yükseltme ve yüzde 30 oranında da enerjide verimliliği arttırma sözü verdi. İngiltere, İrlanda, Monako ve Belçika 2050'ye kadar karbon emisyonlarının yüzde 80-95 arasında oranlarda azaltma hedefinde bulunurken, Danimarka 2020’ye kadar karbon emisyonunu yüzde 40’a kadar düşürerek 2050’ye kadar da fosil yakıtlardan tamamen vazgeçeceğini açıkladı. Fosil yakıtları tamamen bırakma sözü veren tek Avrupa ülkesi İzlanda oldu. Güney Amerika ülkeler Peru ve Paraguay, ormansızlaşmanın önüne geçmek için illegal ağaç kesimini engelleyecekleri sözü verdi. Meksika, Nikaragua, Şili ve Kosta Rika, 2018-2025 yıllarına kadar enerji arzının yarısından fazlasının yenilenebilir enerji olacağını açıkladı. Brezilya ise ulusal iklim adaptasyonu planını 2015'te açıklayacak. Etiyopya 2025 yılına kadar karbon emisyonlarını sıfırlayacağını kaydederken, Mozambik ulusal önceliklerinin düşük karbona dayalı bir ekonomi olacağını ifade etti. konusma_857718370   Türkiye : "Salım (artış)  miktarını yüzde 21 azalttık" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2011-2023 yıllarını kapsayan İklim Değişikliği Eylem Planı doğrultusunda yenilenebilir enerjinin toplam enerji üretimindeki payını yüzde 30’a yükseltmeyi ve ekonomideki enerji yoğunluğunu yüzde 20 azaltmayı hedeflediklerini söyledi. Erdoğan, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun'un davetiyle gerçekleştirilen ve 120'den fazla devlet ve hükümet başkanının katıldığı İklim Zirvesi'nde Türkiye'nin taleplerini ve iklim değişikliği ile mücadelede ortaya koyduğu hedefleri anlattı. Erdoğan, iklim değişikliğinin günümüzün en önemli sorunlardan biri olduğunu belirterek, "Buradaki görüşmelerin 2020 sonrası iklim değişikliği rejimine ilişkin gelecek sene sonunda Paris’te sonuçlandırılması öngörülen anlaşmanın müzakere sürecinde önemli bir sinerji oluşturacağına inanıyorum" dedi. Küresel ısınmanın olumsuz etkilerinin dünyanın her bölgesinde farklı şekillerde hissedildiğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu: "Son yıllarda meteorolojik olaylardan kaynaklanan doğal afetlerin hem sayısında hem de sıklığında ciddi artışlar meydana geldi. Bu bakımdan iklim değişikliği ile mücadelede 2020 sonrası dönemde yeni bir rejime ihtiyaç var. Meselenin özüne inerek, bu rejimin unsurlarını doğru tespit etmeliyiz. Yeni sistem, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin temel ilkelerini göz önünde bulunduran, şeffaf, kapsayıcı, adil ve eşitlikçi olmalıdır. Bu çalışmalarda, günümüzdeki ve yakın gelecekteki ekonomik gerçekler mutlaka göz önüne alınmalıdır. Salım azaltımına ve iklim değişikliğine uyuma eşit ağırlık verilmelidir. Varılacak anlaşmada tüm ülkeler adil bir hukuki statüyle yer bulmalıdır. Bağlayıcı olacak bu anlaşma, 'ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar' ile 'göreceli kabiliyetler' temelinde, ülkelere gerekli esneklikleri tanımalıdır. Küresel iklim değişikliği ile mücadelede sanayi devriminden itibaren tarihsel sorumluluğa sahip gelişmiş ülkeler, salınım azaltımı, finansman ve teknoloji desteği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelidir. İklim değişikliğinin sebebi olmayan, ancak sonuçlarından en çok etkilenen En Az Gelişmiş Ülkeler ile Kalkınmakta Olan Küçük Ada Devletlerinin hakları korunmalıdır." Erdoğan, salım azaltımı konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ayrımı yapılmaksızın sorumluluk alınması gerektiğine inandıklarını da belirterek, "Tüm ülkelerin salım azaltımı ile ilgili 'ulusal olarak belirlenmiş katkılarını' 2015 yılının ortalarına kadar açıklamak üzere çaba göstereceklerinden eminim. Finansman konusunda, 2010 yılında Kankun’da gelişmiş ülkeler tarafından taahhüt edilen yıllık 100 milyar dolarlık kaynağa ulaşılması sağlanmalıdır. Teknoloji transferi ve kullanımında 'fikri mülkiyet hakları' noktasında kolaylaştırıcı ve teşvik edici tedbirler alınmalıdır. Yeni rejimin müzakerelerinde gerekli güven ortamını tesis etmenin önceliğimiz olması gerektiğine inanıyorum. Bu süreçte ana kirleticilerin sergileyecekleri olumlu tutum önemli bir rol oynayacaktır" diye konuştu. "Yenilenebilir enerjinin payı yüzde 30'a yükselecek" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin iklim değişikliği ile mücadelede üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu da kaydederek, "BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf ülkelerin özel şartları, ekonomik ve sosyal kalkınmayla birlikte çevrenin korunması hedefleri, enerji talepleri, imkan ve kabiliyetlerinin farklılıkları, ülkemizin yapacağı katkının çerçevesini çizecektir. 1990-2012 döneminde, iklim değişikliği ile mücadelede hayata geçirdiğimiz politikalar sayesinde, salım miktarından yüzde 21 oranında düşüş sağladık .2011-2023 yıllarını kapsayan İklim Değişikliği Eylem Planımız doğrultusunda bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu dönemde yenilenebilir enerjinin toplam enerji üretimindeki payını yüzde 30’a yükseltmeyi ve ekonomimizin enerji yoğunluğunu yüzde 20 azaltmayı hedefliyoruz." dedi. Yine bu dönemde enerji verimliliğini artırmayı ve orman alanlarımızı 1,3 milyon hektar genişletmeyi öngörüyoruz. Salım projeksiyonlarına yönelik çalışmaları 2015 yılının ilk yarısında tamamlamayı planlıyoruz. Bu çerçevede, hayata geçirebileceğimiz 'ulusal olarak uygun salım azaltım eylemleriyle' hangi oranda azaltım sağlayabileceğimizi belirleyebileceğiz. Gelişmekte olan bir ülke olarak yeni sistem kapsamında alacağımız finansman ve teknoloji destekleri, Türkiye’yi iklim değişikliği ile mücadelede daha güçlü kılacaktır." Müzakereler için kısa bir süre kaldığını da vurgulayan Erdoğan, "Bu süreçte mümkün olduğunca yapıcı davranmalı ve samimi olmalıyız. Öncelikle Aralık ayında Peru’da gerçekleştirilecek olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 20’nci Taraflar Konferansı’nı başarıyla sonuçlandırmalıyız. Bu toplantıdan yeni rejimin temel unsurları üzerinde uzlaşmış bir şekilde ayrılmalıyız. Takip eden dönemde de ulusal hazırlıklarımızı tamamlayarak, Paris’teki 21’nci Taraflar Konferansı'nda 2020 sonrası iklim değişikliğine ilişkin bağlayıcı nitelikli bir anlaşmayı sonuçlandırmalıyız" dedi. Halkin-Iklim-Yuruyusune-siyasetci-ve-sanatci-destegi- Zirve öncesinde  100 000 kişilik gösteri Birleşmiş Milletler (BM) İklim Zirvesi öncesinde, ABD'nin New York kentinde yapılan ''Halkın İklim Yürüyüşü''nde, ''İklim değişikliği'' konusunda acil eylem çağrısında bulunuldu. İklim değişikliğine dikkati çekmek amacıyla düzenlenen, ''Halkın İklim Yürüyüşü''ne, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, New York Belediye Başkanı Bill DeBlasio ile BM Barış Elçisi sinema oyuncusu Leonardo DiCaprio, Ed Norton, Evangeline Lilly ve Sting gibi sanatçılar ve bazı ABD'li siyasilerin de aralarında bulunduğu 100 bine yakın kişi katıldı Ortak mücadele hedefi  uzak Zirvede yapılan konuşmalar ve vaadler  konunun gündemde tutulması konusunda katkıda bulunmasına rağmen dünyadaki tüm ülkelerin iklim değişimine karşı ortak bir mücadele hedefinden halen çok uzakta oldukları görülüyor.   Kaynak: T24 Pelin Cengiz ve TRT Haber-  http://t24.com.tr/yazarlar/pelin-cengiz/9-maddede-bm-iklim-zirvesini-anlama-kilavuzu,10231
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 6 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 142 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 116403