"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

HABERLER

Orta Asya'da Sınır Aşan Sorunlar

17 Haziran 2014 Doç. Dr. Canat Momınkulov Al-Farabi Kazak Milli Üniversitesi EkoAvrasya Orta Asya Uzmanı Orta Asya’da Su Kaynaklarının Dağıtımı ile ilgili Sorunlar Orta Asya’nın sınır aşan suları bu bölgenin şimdiye kadar önemsenmeyen en karmaşık sorunlarından birini teşkil etmektedir. Bağımsızlıklarının ilk yıllarında Orta Asya ülkeleri ekonomik ve kurumsal meselelerle tamamen meşgul olduğu için o zaman kimse su sorunlarının (enerji sorununa benzer) bölgesel ve sınır aşan krizler doğuracağını tahmin edemiyordu. Oysa ki su bölge için hayat veren ve canlandırıcı, aynı zamanda sınırlı ve yenilenemeyen bir kaynaktır. Su ekonomik öneme sahip stratejik bir kaynaktır. Su kaynakları için bütün dünyada ciddi çatışma ve çıkar çekişmelerinin olduğu da acı bir gerçektir. İnsan altınsız, petrol ve doğal gazsız yaşayabilir ama susuz 4-5 günden fazla hayatta kalamaz. Orta Asya bulunduğu doğal ve cografi şartlarıyla Avrasya’nın en büyük ve temiz su kaynaklarına sahiptir. Örneğin, Pamir, Tanrı ve Altay Dağları suları, Amu derya, Sır derya, İrtış, Ural, İle, Talas nehirleri vesaire. Fakat aynı zamanda Orta Asya’da nüfusun hızlı şekilde artmasıyla birlikte yoksulluk ve sosyal dengesizlik oranı da artmaktadır. Bu faktörler bölgenin su ilişkilerine de olumsuz etki etmektedir. Bölgenin su kaynaklarının %90’lık bir kısmı sulama ve tarımcılık amacıyla kullanılmaktadır. Su kaynaklarının kötü yönetimi bu coğrafyada ciddi orantısızlık ve uluslararası gerilime neden olmuştur. Maalesef, Sovyet Hükümetinin Orta Asya’da gerçekleştirilmesi planlanan devasa tarımsal projelerinde bölgesel ekosistemin doğal imkanları hesaba katılmamıştır. Bu politikaların sonucu olarak da Orta Asya topraklarının yarısından çoğu çöle dönüşmüştür. Örneğin, Kazakistan’da 179.9 milyon hektar alan (veya ülke topraklarının %66’ı) çöle dönüşmüştür. Aral krizi de bu tür olumsuz politikaların doğrudan sonucudur. Sovyet sisteminin verimliliği ve üretkenliği açısından farklı özellikler taşıyan tarımsal bölgelere aynı yaklaşım sergilemesi onun tarımsal yönetimdeki yetersizliğini göstermektedir. SSCB dağıldıktan sonra, Orta Asya cumhuriyetleri bölgeye ait toprak ve kaynakları paylaşmaya başladılar. Ama nehir ve su kaynakları topraklara veya sınırlara göre bölünemez. Bu zor durum genç ve bağımsız devletler arasında anlaşmazlık ve ihtilafların meydana gelmesine neden olmuştur. Orta Asya ülkeleri arasında Sovyet döneminde oluşan eski borçlar için kimse sorumlu olmak istemiyordu.  Bu da karşılıklı iddia ve ihtilafları körüklüyordu. Başlangıçta, Orta Asya Sovyet cumhuriyetleri arasında Toktogul ve Andican havzaları uluslararası su depoları olarak oluşturulmuştur. Dünya Bankasının raporuna göre Kazakistan’da 90’lı yıllarda sulama ve kanalizasyon için tahsis edilen yatırım oranı 21 kere azaltılmıştır. Orta Asya devletlerinin su kaynakları yönetimi alanındaki ulusal reformları ve milli ideolojilerinin doğal neticesi olarak farklı yaklaşım ve çelişkili stratejiler ortaya çıkmıştır. Anlaşmazlıkların ilki su kaynaklarına sahip olma hakkı ile ilgili başgöstermiştir. Her ülke daha çok su isteyince ortak çözüme ulaşmak da zorlaşmıştır. İleride bölgesel su sorunları ancak Orta Asya ülkelerinin kendileri tarafından ortak çözüme kavuşturulabilir. Orta Asya’nın sınır aşan nehirleri; Sır derya ve Amu derya (Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan), Şu ve Talas (Kazakistan, Kırgızistan), Tarım (Kırgızistan, Tacikistan ve Çin), İle (Kazakistan ve Çin), İrtış veya Ertis (Çin, Kazakistan, Rusya), Ural, İşım, Tobol (Kazakistan, Rusya) nehirleridir. Orta Asya’nın su kaynakları yeterlidir ama eşit ve orantılı şekilde dağıtılmamaktadır. Tacikistan ve Kırgızistan daha yüksek, dağlık alanlarda bulunduğu için daha fazla su kaynaklarına sahiptir. Kazakistan ve Özbekistan ise daha aşağı arazilerde bulunduğundan su eksikliği sorunu yaşamaktadır. Özellikle, Özbekistan tarafı sıkça Tacikistan ve Kırgızistan’ın yürütüğü su kontrol politikalarından dolayı hep şikayet edegelmiştir. Bölgenin kuru iklimi de bu tür çekişmelerin büyümesine olumsuz katkıda bulunmaktadır. Özbek lideri İslam Karimov’un 2012 Astana görüşmesinde dediği gibi su kaynakları Orta Asya’da bölgesel çatışmaların çıkmasına neden olabilecek kadar ciddi uluslararası sorundur. Tacikistan Orta Asya’nın Vahş nehrinde Rogun adında çok büyük bir hidroelektrik santral inşa etmeyi planlamaktadır. Kırgızistan da Narın nehrinde Kambarata hidroelektrik istasyonunu inşa etmektedir. Ekonomik olarak fakir sayılan bu iki devlet sahip oldukları su imkanlarından azami şekilde yararlanmak istemekte ama bu durumda Özbekistan ve Kazakistan’ın su ihtiyaçları gözardı edilerek tarımsal projelerine engel oluşturulmaktadır. Özbekistan daima Tacikistan’ın yüksek arazilerideki su kaynaklarını kontrol ettiğini öne sürerek bununla ilgili kendi endişe ve kaygısını zaman zaman dile getirmektedir. Bu durum Özbekistan’ın pamuk endüstrisini olumsuz etkilemektedir. Kırgızistan’ın ise kendi elektrik ihtiyaçlarıyla ilgili sorunları çözmek istediği bir gerçektir. Şimdilik Özbekistan, Türkmenistan ve Kazakistan sınırlı olan su kaynaklarını ekonomik olarak kullanmaya mecburdur. Dağda bulunan ülkeler daha aşağıda bulunan Özbekistan ve Kazakistan’ın suya en fazla ihtiyaç duydukları yaz mevsiminde su kaynaklarını ellerinde tutarak biriktirmektedir. Bu durum bölgede çıkar çatışmasına neden olabilmektedir. Gerçek şu ki, Orta Asya devletleri kendi aralarında kolayca değiş tokuş yapabilecekleri imkanlar üzerinde anlaşamamaktadır. Örneğin, enerji zengini ülkeler bol su kaynaklarına sahip ülkelerle anlaşarak imkanları paylaşabilirler. Kazakistan’ın Sınır Aşan Nehirlerle İlgili Sorunları Aral Gölü Orta Asya ve Kazakistan’ın bir numaralı ve en büyük çevre ve su sorunudur. Bu konuyu birçok uzman detaylı şekilde ele aldığından dolayı biz sadece küresel felakete dönüşen Aral Gölünü kurtarma projesinin başarısız olduğuna değinmekle yetiniriz. Maalesef, Aral Gölü kaybedilmekte olan bir su havzasıdır. Kazakistan’ın güneydoğu bölgesindeki Balkaş Gölü de Avrasya kıtasının en büyük göllerinden biridir. Balkaş Gölü dengesiz su rejimi ve su kalitesinin kötüleşmesinden zarar görmektedir. Bunun nedeni ise İle Nehri ekosisteminin Çin’in Batısında gerçekleştirilmekte olan büyük inşaat ve devasa hidroelektrik projelerinin olumsuz etkisiyle kötüleşmesidir. Sınır aşan nehirlerin korunması ve yönetimi sadece Kazakistan’ın sorunu olmayıp komşuları olan Rusya ve Çin’i de etkilemektedir. Büyüklüğü açısından ikinci nehir İrtıs veya Ertis’e gelirsek, Çin büyük projelerini gerçekleştirmek amacıyla çok büyük miktarda su kaynaklarını kullanmaya devam ediyor. Tabii, bu durum nehir havzasının ekosistemini olumsuz etkiliyor. Uzmanlara göre, Çin yakın yıllarda aşırı miktardaki su kaynaklarını (Kara-Ertis nehrinin %20-25’ini) kullanmayı planladığından dolayı Kazakistan ve Rusya ekonomileri için dramatik sonuçlar doğuracağı da kaçınılmazdır. Özellikle, Öskemen, Semey ve Pavlodar (Kızıljar) gibi Kazak şehirleri su eksikliğinden zarar görebilecektir. Kazakistan 2050 yılına değin su sorunlarını tamamen çözmeyi planlamaktadır. Kazak Hükümeti 2020 yılında ülkenin içme suyu sorunlarını çözmek, ayrıca, 2040 yılına doğru sulama için gerekli su eksikliliği sorununu çözmek için uzun süreli su programını hazırlamıştır. Fakat, Kazakistan’ın şimdiki su sorunları ciddidir ve çok yakın zaman içerisinde ele alınmalıdır. Kazakistan’ın özellikle güney bölgelerindeki halk kesimleri şimdi bile içilebilir su kaynaklarına muhtaçtır. Kazak Cumhurbaşkanı N.Nazarbayev’in dediği gibi su sorunu bundan böyle siyasallaştırılmamalıdır. Kazakistan’ın ne denize, ne okyanusa çıkışı vardır. Kazakistan’ın sekiz su havzası bulunsa da, bunların yedisi sınır aşan nehirlerdir (İrtıs, Ural, Tobol, İşım, İle, Şu, Talas, Sır derya). Kazakistan’ın toplam su kaynaklarının hacmi yaklaşık 100 kilometreküptür ki bunun 57’si ülke içerisinde oluşmakta, sekiz kilometreküpü Rusya’da, 19 kilometreküplük kısmı Çin’de, 15 kilometreküpü Özbekistan’da ve üçü de Kırgızistan’da oluşmaktadır. Buna rağmen Kazakistan su kaynakları eksikliğinden zarar görmektedir. Çin’e geri dönersek, her iki tarafı da razı edecek ortak çözümün bulunması şimdilik zordur. Çin batı bölgelerini, özellikle Sincan Özerk Bölgesini aktif bir şekilde geliştirmektedir. Bu bölgede en fazla ancak 18 milyon kişiyi tatmin edebilecek 26,3 kilometreküp su kaynağı bulunmaktadır. Şu anda bile bölgedeki nüfusu 20 milyon kişiyi aşmış bulunmaktadır. Kazakistan’ın İle ve Ertis gibi ana nehirlerinin %70’i Çin’in toprakları içerisinde oluşmaktadır. Çin sınır aşan akarsuların uluslararası kurallara değil, tartışılmakta olan nehirler boyunca yaşayan halk sayısına göre paylaşılmasında ısrarlıdır. Bu durum şimdilik Kazakistan için kabul edilebilir görünse dahi, Çin farklı bahanelerle meselenin çözülmesinin süresini uzatmaktadır. Kazak ve Çinli uzmanlar bu konuda ortak çalışmalar yapmıştır, ayrıca, son 15 yıl içerisinde beş tur görüşme yapılmıştır. Çin ve Kırgızistan hala uluslararası su antlaşmasını imzalamamıştır. 2015 yılında Kazakistan ve Çin, sınır aşan nehirlerle ilgili anlaşmayı imzalamayı planlamaktadır. 2020 yılına doğru Kazakistan’ın Çin ile olan su kaynaklarının paylaşılmasıyla ilgili bütün sorunlarının çözüleceği söylenmektedir. Eski Tarımcılık Bakanı Marat Tolıbayev’in açıkladığı gibi Kazakistan şu anda bu meselede Çin ile tamamen anlaşmış değildir. Bu arada Çin İrtiş ve İle nehirleri boyunca sulama ve ziraat alanlarını genişletmektedir. Orta Asya devletlerine gelince, Kazakistan’ın su sorunları; anlaşmaların, sorumlulukların ve kontrol mekanizmalarının eksikliğiyle açıklanabilir. Kazakistan su meselesinde BM antlaşması başta olmak üzere uluslararası hukukun prensiplerini esasa almaktadır. Orta Asya’nın su sorunlarını düzenlemedeki zorluklar şunlardır: Orta Asya devletleri arasında müşterek yasal kuralların olmaması, ulusal çıkarların diğerlerinkinden önceliği, ulusal model ve kimlikler arasındaki ihtilaflar ve sürekli artmakta olan su ihtiyaçları. Maalesef, Orta Asya’nın su kaynakları hala verimsiz ve irrasyonel şekilde kullanılmaktadır. Çözüm 2020’de gelebilir. Esas sorun ise Orta Asya devletlerinin ulusalcı politikaları ve karşılıklı olarak anlaşamamasıdır. (13.01.2014) Kaynakça: 1.           Valentini K.L., Orolbayev E.E., Abilgaziyeva A.K. Water Problems of Central Asia (Vodniye Problemy Tsentralnoy Azii). – Bishkek: 2004.-142 p. Kyrgyzistan, International Institute of Strategic Researches. 2.           Environment, Water and Security in Cenral Asia (Okruzhayushaya sreda, voda i bezopastnost v Tsetralnoy Aziyi). Central Asia Environment Regional Center- CAREC. – 2002. – 28 p. 3.         Ayjan Bektasova. Kazahstan reşit problemu vodoobespeçeniya. 20.01.2013. www.Bnews.kz. 4.         Kazahstan planiruet reşit problemu transgraniçnıh rek s Kitayem do 2020 goda.http://russian.people.com.cn/31519/8057144.html 5.         Ekspert MGİMO: Kseniya Borişpolets. Vneşniye vodıy Tsentralnoy Aziyi. 17.04.13.http://www.mgimo.ru/news/experts/document237429.phtml
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 6 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 427 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 111198