"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

HABERLER

SPD Başkanı Yıldız TEMA Vakfı toplantısında konuştu: Su yönetiminde yeni bir düşünce yapısı oluşturmalıyız

  1 09 2019  TEMA Vakfı Genel Merkezi tarafından her yıl düzenlenen ve 2019 yılı Saha Koordinasyon Toplantısı 29-31 Ağustos 2019 tarihleri arasında İstanbul Özyeğin Üniversitesinde gerçekleştirdi. Toplantıyı düzenleyen TEMA Vakfı, 81 ilde, 328 ilçede, 109 mahallede ve 162 üniversitede olmak üzere toplam 680 noktada gönüllü temsilciler ve 800.000’i aşkın kayıtlı gönüllüler aracılığıyla faaliyetlerini sürdürüyor. 29-31 Ağustos 2019 tarihleri arasında yapılan  Saha Koordinasyon toplantısına  tüm Türkiye'de eğitim, ağaçlandırma ve doğa koruma faaliyetlerini tamamen gönüllü olarak yürüten İl Temsilcileri, İlçe/Mahalle Sorumluları ve Genç TEMA Başkanları katıldı. Toplantıya ,yerelde TEMA faaliyetlerini yürüten, etkinlikleri organize eden ve yereldeki gönüllülere çalışmalarda liderlik eden  yaklaşık 450 TEMA gönüllüsü katıldı. Bu gönüllülerin  eğitim ve meslek dağılımı açısından; %90’ı lisans ve lisans üstü mezunu olup akademisyen, öğretmen ve mühendis başta olmak üzere çeşitli meslek gruplarında çalışmaktadır. Toplantıya üniversite öğrencisi olan  60 Genç TEMA’ da katılmıştır. Umut yeşertiyoruz başlığıyla gerçekleştirilen ve 3 gün süren toplantı boyunca; toprak ve su ilişkisi, ormanın ekosistem hizmetleri, iklim değişikliği, doğa eğitimleri vb. konuları ele alındı. Toplantıda 30 Ağustos 2019 tarihinde  SPD Başkanı Dursun Yıldız “Türkiye’nin Geleceğinde Su başlıklı bir sunum yaptı. Dursun Yıldız sunumunun başında
  • Su yönetimi sadece su’yun temininin yönetimi değildir
  • Su yönetimi ,su temini yönetimi , çevre sağlığı yönetimi ile bir bütündür
  • bu da havza ölçeğinde tüm ekosistem’in  yönetimi ile bir bütündür  açıklamasını yaptı.
Suyu vazgeçilmez kılan unsurların :suyun talebinin sürekli olması,kullanım değerinin çok yüksek olması,talebinin çeşitlenerek artması ,İmalat sanayiinden inşaata, madencilikten sağlığa, taşımadan enerji üretimine kadar üretimin çeşitli safhalarında girdi olarak kullanılmakta olması olarak açıklayan Yıldız ,ülkemizde artan iç göçlerin kentlerin su yönetimini çok zorladığını ve bunun süreceğini belirtti.Kentlere olan iç göçler tarımda suyu kullanarak katma değer üreten büyük bir nüfusu sadece su kullanıcısı durumuna getirdi dedi. Mavi,Gri ve Yeşil Su kavramlarından da söz eden Yıldız  su ayak izi kavraamından ve Türkiye’nin su ayak izi değerinden söz etti. Konuşmasında su ve enerji bağlantısından da söz eden Yıldız : “Enerji üretiminin %90'ı su-yoğun bir üretimdir. ,Enerji üretimi toplam çekilen suyun %15'ini ,endüstriyel suyun %75'ini kullanıyor” dedi. ABD ‘de 27 büyük altın  madeni işletmesinde  yapılan bir  çalışmada;bu işletmelerin tümünde   en az bir kez siyanür kaçağı vb. gibi bir sızmalar  yaşandığının  tespit edildiğini söyleyen Yıldız,bu 27 işletmenin 20’sinde (%74) siyanür sızıntılarının önüne geçilemediğini ifade etti.Suyun madencilikte ve petrol çıkartmada da çokça kullanıldığını ve arıtılmadan doğaya verildiği için çevre kirliliği yarattığını belirten Dursun Yıldız günlük içme ve kullanma suyu miktarına da değindi.Bir kişinin bir günde doğrudan içme ve kullanma için doğrudan kullandığı suyun 4 katını elektrik ,5 katını ise gıda üretimi için dolaylı olarak kullandığını söyledi. Su hizmetlerinin sürekli ve düzenli bir şekilde karşılanması gereken ,genel ve kolektif özellikler arz eden bir ihtiyaçtır olduğunu söyleyen Yıldız bu nedenle su temini ve çevre sağlığı hizmeti  yaşamsal, toplumsal  bir ihtiyaçtır  ve kamu hizmeti olarak verilmesi gerekir dedi. Sunumunda ,1 Haziran 2019 tarihinden bu yana yürürlükte olan bir ulusal su planımız var ve bu plan milli su politikamızın genel hatları ile ortaya konulması ve uygulanmasına rehber teşkil ediyor diyen Yıldız bu planda yer alan  önümüzdeki 25 yıl içinde ihtiyaç duyulacak su miktarının bugünkü su tüketiminin üç katına ulaşacağı öngörülmektedir tespitinin endişe verici olduğunu belirtti. Ulusal Su Planında STK ‘lara politika geliştirme ,planlama ve su yönetiminde görev ve sorumluluklar verilmesi gerektiğinin açıkça vurgulandığını belirten Yıldız bu durumda TEMA ve Su Politikaları Derneği gibi kuruluşların daha aktif olacaklarını söyledi. Sunumunda Ankara İstanbul, İzmir gibi üç büyük kentimizin ilave su taleplerinin diğer havzalardan havzalararası transfer ile sağlandığını belirten Yıldız  bu durum bu kentlerimizde suyun çok daha verimli ve arıtılmış atıksuyun ise çok daha fazla ölçekte kullanılması gerektiğini ortaya koyuyor dedi. Su yönetiminin popülist değil ama toplumcu ve gerçekçi bir anlayışla verilmesi gerektiğini ifade eden Yıldız,Kentlerimiz :  fiziki altyapı ,kentlilerimiz:  toplumsal bilinç  kentlerdeki su yöneticilerimiz:afet risk yönetimi açısından yeni tehditlere hazır değil dedi. İstanbul beklenen depremden sonraki su sorunlarına hazır mı sorusunu da soran Yıldız bu konuda daha önce hazırladığımız raporu geliştirip yayınlayacağız dedi.
  1. Yüzyılda ilerlerken tünelin ucundaki ışığın ne olduğunun farkında olmamız gerekli diyen Yıldız
İnsanların düşünce algoritması değişiyor, Sosyal medya bu değişimin alt yapısını oluşturuyor, Yüzyılda teknolojik dönüşüm ve digital değişim üzerinden bir dizayn yapılıyor, diyerek«Sosyolojik dönüşüm» ün farkında mıyız ? Yeni bir insan tasarımı mı söz konusu ? sorularını sordu. Teknolojik Hayat-Doğal  Hayat Dengesizliği nin doğuracağı olumsuz sonuçlara da işaret eden Yıldız 21. Yüzyılın yeni paradigmaları ve su yönetiminde yeni kavramlar ,dijital su,döngüsel ekonomi ,sıfır atık kavramlarından da söz etti. Sunumunda devamla,Dünya kaynaklarını tüketme hızımız, doğanın onları yeniden üretip bize sunma hızını geçeli epey oldu. Bugün dünya üretebildiğinin 1.6 katını tüketiyor, 1900 yılına göre bugün,Kişi başına enerji tüketimi 3 katına,Ham madde kullanımı 2 katına, Dünya nüfusu ise 5 katına çıktı.diyen Yıldız sorumlu tüketimi başarmak için yeni paradigmalara ihtiyacımız var dedi. Yıldız, su temininin gelecekte karşılaşacağı baskıların temel nedenlerini : Tüketim özlemlerinin körüklenmesi,teknolojik gelişmenin yarattığı özgüven ,doğal çevrimlerin  sınırların zorlanması ,doğal ve siyasal belirsizliklerin artması ,küresel su politikaları ve  algı yönetimi  olarak açıkladı.   Yıldız Türkiye’nin yakın geleceğinde su yönetimini zorlayacak olan hususları;İklim değişimi,İç Göçler ,Plansızlık,Yasal ve Kurumsal Belirsizlik,Yeni Paradigmalara Uzaklık   olarak açıkladı Dursun Yıldız konuşmasının sonunda ,Hazır düşünce kalıplarının dışına çıkmalıyız Bunun için de algıya teslim olmayıp , olguya ve bilgiye önem vermeliyiz dedi. Konuşması salondaki 500 e yakın katılımcı tarafından dikkatle ve ilgiyle izlenen Dursun Yıldız’a katkıları için Tema Y.K Başkanı Deniz Ataç tarafından teşekkür plaketi verildi.   HPA NEWS
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 4 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 138 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 116399