"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

HABERLER

Dünya Çöllşeme ve Kuraklıkla Mücadele Günü -17 Haziran

Türkiye Sulama Koopertifleri Merkez Birliği'nin      BASIN AÇIKLAMASI Dünyanın Geleceği, Çölleşme ve Kuraklık Engellenirse Gelecektir ! Çölleşme ve kuraklık etki alanı çok geniş olabilmesi ve uzun döneme yayılabilmesi açılarından afet etkileri sıralamasında ön sıralarda yer alır. Bu nedenle her yıl 17 Haziran’da yapılan etkinlikler bilindiğinden çok daha büyük bir önem taşır. Bu etkinliklerin başarısı aslında dünyada yaşamın devam edip etmeyeceği ile doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle çok önem taşır ve asıl   hedefi toplumsal farkındalığın arttırılması olmalıdır. Çünkü; bu alanda yazılan eylem planlarının ya da verilen sözlerin, toplumsal farkındalık oluşmadan takibi ve uygulamaya geçmesi mümkün değildir. Gelecek kuşakları yetiştirme ve toplumsal farkındalıkta kadının önemi yadsınamaz. Çoğu zaman doğal dengeyi bozan kararları alan da, doğanın kurtuluşu için çare aramaya çalışan da aynı karar mekanizmaları olmaktadır. Buradaki boz-yap oyununun yarattığı tahribat gün geçtikçe artmaktadır. Bu nedenle bu tahribattan öncelikli olarak etkilenmeye başlayan geniş toplumsal kesimler kendi geleceklerine daha çok sahip çıkmak zorundadır. Çölleşme ve kuraklığın temel nedenleri insanların yanlış faaliyetleri ve iklim değişiklikleridir. Çölleşme ve kuraklık ekolojik ve sosyal yoksulluğun hem nedeni, hem sonucudur. Çölleşme küresel bir sorundur ve ekonomik kaynaklar üzerinde büyük bir yüktür. Bugün Dünya yüzeyinin üçte biri veya bir başka deyişle 4 milyar hektarı aşkın arazi çölleşme ve kuraklık tehdidi altındadır. Ayrıca, ihtiyaçlarının çoğu için toprağa bağımlı olan 1,2 milyarı aşkın insanın hayatı ve 110 ülkedeki dünyanın en yoksulları da aynı kaderi paylaşmaktadır. BM’nin raporlarında 2045 yılına kadar 135 milyon kişinin çölleşme ve kuraklık nedeniyle göç edebileceği yer almaktadır. Son 10 yılda yaşanan çok daha küçük ölçekli göçlerin sonuçları  bu riskin ne kadar büyük olduğunu ortaya koymaktadır. Dünya’nın tüm doğal kaynakları, tüketim özlemleri körüklenmediği, sömürüye konu edilmediği sürece tüm insanlığa yetebilecektir. Ancak bu sürecin böyle işlemediği ve insanlığın kendi geleceği için mücadele etmesi gerektiği görünmektedir. İnsanoğlunun yaşamsal ihtiyaçlarını, yaşam kalitesini yükseltme ve keyfiyete tercihle, insan yaşamını risk altına sokarak, doğaya telafisi mümkün olmayan zararlar veren zihniyetten uzaklaşmadıkça, kötü niyet açıkça ortada durmaktadır. Çölleşme ve kuraklıkla mücadele için; iklim değişimine neden olan unsurların azaltılması, erozyonun önlenmesi, su kaynaklarının korunarak bilinçli kullanılması, toprak varlığımızın iyi yönetilmesi, orman ve mera varlığımızın korunması önem taşır. Bu konuda gerçek mücadele ise; ancak kamudan özel sektöre, üniversiteden sivil topluma her kesimin doğal varlıklar konusunda, eylem planlarında açıklanmış faaliyetlere yeterli kaynakların aktarılması, toplumsal bilincin oluşması ile mümkündür.   A.HALİS UYSAL TÜRKİYE SULAMA KOOPRETİFLERİ MERKEZ BİRLİĞİ GENEL BAŞKANI      
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 3 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 100 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 116361