Table 'ziyaret' is marked as crashed and should be repaired

"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

HABERLER

Uzmanlar Suriye’de Olanları ve  Türkiye’ye Etkilerini anlattı -Rusya Suriye'ye Yerleşti-

28 Ocak 2016 666 Vakıf 2000 tarafından  27 Ocak 2016 tarihinde TOBB ETÜ ( Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği- Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ) Toplantı Salonunda Saat 14.00 -17.00 saatleri arasında gerçekleştirilen ”SURİYE’DE NELER OLUYOR? TÜRKİYE’YE ETKİLERİ” konulu toplantının açılışında Mütevelli Heyeti Üyesi A. Mahir BARUTÇU konuştu. Bu etkinliğin vakfın kurulduğu 2001 yılından itibaren düzenlediği 35. etkinliği olduğunu vurgulayan BARUTÇU  bundan önce de Türkiyenin önemli konularında uzmanları davet ederek düzenledikleri etkinlikler konusunda bilgi verdi. Vakıf 2000 Başkanı   (Devlet, Maliye/Gümrük ve Dışişleri E.Bakanı) A.Kurtcebe ALPTEMOÇİN in yaptığı konuşmadan sonra panelistlerin  sunumları başladı  . Konuşmacılardan  Doç Dr. Haldun Yalçınkaya Suriye’deki yabancı terörist savaşçılar için Suriye’de savaşıp dönenlere uygulanacak hukuk kurallarının olmadığını uluslararası hukuk paradigmasınada değişimin gerekli olduğunu , IŞID’in bir bölümünün terörü dünyaya yayabileceğini belirterek Suriye’deki savaşın etkileri uzun sürebilir dedi. 6a8dfd6a-7689-48f0-a7f1-0cf38da1ff74 Dışişleri Eski Müsteşarı Büyükelçi (E) Özdem Sanberk Suriye sorununu anlamak için Ortadoğu’ya bakmak gerektiğini belirterek çöken bir ortadoğu ve yeni bir ortadoğu’dan söz etti.Sanberk bu konudaki tespitlerini aşağıdaki gibi sıraladı;
  • Sorun sadece askeri önlemlerle çözümlenebilecek bir sorun değil
  • Bölgede yeni bir ideoloji var
  • Bu süreci ABD’nin Irak’ı işgali başlattı
  • Ortadoğu’da İran’ın etkisi arttı
  • Ortadoğu’da şii ve sünni rekabeti artabilir
  • Gelişmeler Filistin sorununu 2nci 3üncü sıraya düşürdü
  • Rusya Suriye’ye yerleşti
  • Rusya gitmemek üzere Ortadoğu’da konuşlandı
ODTÜ uluslararası ilişkiler öğretim üyesi Prof Dr Hüseyin Bağcı da küresel anlamda yeni bir dünya düzeni sancıları başladığını belirterek Kaos ve Düzen teorisinden söz etti.Ortadoğu’da maceracılık ve romantizm geçerli olamaz diyen Bağcı,bölgede başkalarına ayar vermeye çalışmanın çok riskli olduğunu belirtti.İslamofobia demokratik ülkelerin kendilerini savunma mekanizmasıdır. Şu anda yaşanan şey ise tam olarak medeniyetler çatışmasıdır diyen Bağcı İran’ın hızla ilerlediğinden ve bölgede bizi 2. Sınıfa düşürebileceğinden söz etti. Türkiye’nin dış politikasının Arapların iç işlerine karışmama üzerine olduğunu belirten Bağcı, bu değişmeye başladığında sorunlar başladı dedi. Prof Dr.Hüseyin Bağcı Ortadoğu’daki Kürt gerçeğini artık kimse reddedemez ,Türkiye’nin sosyolojik bölünmesi başlamıştır dedi. Ak Parti Ankara Milletvekili Prof. Dr. Vedat Bilgin  yaptığı konuşmada  bir çağ değişiminin içindeyiz diyerek Türkiye’nin bölge gerçeklerine uygun ve doğru bir dış politika izlediğini belirtti. 20160127_162405 Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız ise Bölgedeki yeni şekillenmenin su kaynakları dikkate alınmadan gerçekleşemeyeceğini belirtti.Yıldız, 21. Yüzyılın güvenlik paradigması değişti,Su,Enerji,Gıda ve Çevre güvenlikleri ve bunların birbirleriyle olan ilişkileri öne çıktı .Ortadoğu ise Su Güvenliği açısından çok riskli bir bölge dedi. Bölgede son dönemde Asi nehri üzerindeki uluslararasu çalışmaların yoğunlaştığına dikkat çeken  Yıldız, Asi nehrinin öne çıkma nedenlerinden  ve Lübna-Suriye arasında Asi suları için yapılan 2002 anlaşmasının Türkiye için öneminden söz etti. Suriye deki iki ana nehirden biri Fırat diğeri  Asi diyen  Yıldız, bu iki nehrin hidropolitiğinin tamamen değişebileceğini bunun açık emarelerinin şimdiden ortaya çıkmaya başladığını öne sürdü. Ortadoğu’daki su yönetiminde ortaya çıkan zaafiyetin Türkiye’nin avantajı olarak kabul edilmemesi gerektiğini belirten Yıldız,Ortadoğu’daki su yönetimi aslında bir anlamda artık Türkiye’nin sorunu olmuştur.Burada suyun kıyıdaş ülkelerle  birlikte ve sürdürülebilir yönetimi ne kadar gecikirse sorun o denli karmaşık duruma gelecektir dedi. Bölgedeki karmaşanın Dicle ve Fırat sularının tüm Ortadoğu’nun su sorunlarının çözümüne konu edilmesine yönelik gelişmeleri getirebileceğine dikkat çeken Yıldız Türkiye’nin tüm bu gelişmeleri dikkate alan  senaryoları  dikkate alarak hidropolitika alternatifleri ve stratejik öngörüler üretmesi gerektiğini belirtti. 999   Daha sonra konuşan HPA Bölgesel Güvenlik Bölümü   Başkanı Ediz Ekinci Orta Doğu’da uluslararası politika ve  mücadelenin değişen doğası - Hibrit Harp/Asimetrik Etkiler- konulu bildisirini sundu ‘Arap Baharı’ süreciyle başlayan halk hareketlerinin Suriye’de bir iç savaşa evrilmesi, devlet ve devlet dışı aktörlerin de çatışmaya müdahil olması karmaşık bir siyasi/askeri resim ortaya çıkarmıştır diyen Ekinci Türkiye’nin karşısındaki sadece bir terör örgütü mü? Evet, arkasında bazı devletler var diyoruz; pekiyi arkasında mı içinde mi demek daha doğru olur? IŞİD denilen ve şimdiye kadar kapasite ve yetenekler bakımından bir emsali dahi görülmemiş olan örgüt kim? Bu da uluslararası politika ve mücadelenin bir aracı mı yoksa iddia ettiği gibi bir İslam Devleti mi kurmak istiyor?  Sorularını sordu. Bu karmaşayı ve bulanıklığı anlayabilmek için uluslararası politika ve mücadelenin doğasını ve değişimini anlamak gerekiyor en başta.  Mücadelenin doğasındaki değişim; hedefte, araçlarda, tehditte ve ortamda meydana geldi, gelmeye devam ediyor diyen Ekinci 21.yy’da devletlerarası mücadelenin nihai hedefi ne toprak kazanmak, ne düşmanı topyekün etkisiz hale getirmektir, mücadelenin nihai hedefi dost, tarafsız, hasım toplumların etki altına alınmasıdır dedi. 21’inci yüzyılda devletler veya devletler grubu siyasi/askeri hedeflerine ulaşmak için güvenlik ortamında hasımlarına simetrik ve asimetrik yöntemleri karma etki sağlayacak şekilde yöneltmektedir diyen Ekinci  konuşmasını “Hibrit Harp” Rusya tarafından Suriye’de de büyük çaplı konvansiyonel askeri kuvvetler kullanılmadan ve bu kuvvetlerin ve diğer Rusya milli güç unsurlarının desteğinde niteliği itibariyle askeri olmayan unsurlarla icra edilmeye devam etmektedir “ şeklinde sürdürdü. Konuşmasınını “Batılı güvenlik çevrelerinde Hibrit Harp yeni bir harp türü olarak kabul edilmiyor. NATO içerisinde daha çok simetrik ve asimetrik etki yöntemlerine organize suçlar ve terörizmin ilave edilmesiyle bir tehdit yöntemi olarak kabul görüyor.  Bu yüzden Hibrit tehdidi sosyal/ahlaki kısıtları olmayan sosyal bir harp olarak tanımlama eğilimi mevcut. “ diyerek tamamladı 20160127_170828 Daha sonra soru ve cevaplar bölümüne geçildi .Katılımcıların soru ve değerlendirmelerinden ve panelistlerin cevaplarından sonra toplantı sona erdi.  
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Table 'ziyaret' is marked as crashed and should be repairedTable 'ziyaret' is marked as crashed and should be repaired
Aktif ziyaretçi sayısı: 5 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 0 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 0