ÜLKEDE SU BARIŞI DÜNYADA SU BARIŞI 

Genel

İnsan Hakkı, Su Hakkı ve Su Hukuku

Özdemir Özbay SPD Hukuk Bölümü Başkanı İnsan Hakları Kavramına Genel Bakış. Yaşadığımız son yüzyıl ve içinde bulunduğumuz yüzyılda,İnsan hakları kavramı,bir ülke sınırları içinde kalmayan,sınır aşan ve tüm insanlıkça müşterek kullanılan bir kavram halini almıştır.Bu kavram ülkelerin sınırları ile sınırlı ,iç hukuk kurallarının oluşmasına yaptığı katkı yanında Uluslararası Hukukun oluşmasını da şekillendiren en önemli etmen olarak karşımıza çıkmaktadır. İç hukuk oluşurken bu kavramın öncelikle yer aldığı,yer alması gerektiği belge elbette Anayasa’lardır. Demokratik ülkelerin anayasaları oluşurken,onu şekillendiren en önemli maddelerin başında İnsan haklarına ilişkin düzenlemeler gelmektedir.Anayasalardan sonra ise muhtelif yasaların yazılması tedvini ve kabulünde,yine Anayasada yer alan İnsan Haklarına ilişkin hükümler dikkat alınarak ,onlara gönderme yapmak zorunlu olmaktadır.Öte yandan genel ve bölgesel düzeydeki uluslar arası ilişkilerin yürütülmesinde,uluslar arası anlaşmaların hazırlanıp imzalanmasında, hak ve özgürlüklerin norm olarak düzenlenmesi en önemli konu olmakta,bu uluslar arası belgelerde “Temel Haklar ve Özgürlükler “ e dayalı ilişkilerin yürütülmesinde bu kurallar en önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Günümüzden binlerce yıl önce ortaya çıkan bu hukuk düşüncesinden,düzenlemelerden günümüze gelinirken, bu kavram devamlı değişerek ve gelişerek yol almıştır.Özellikle de Tabii Hukuk düşüncesinden günümüze insan hakları kavramı ve bu kavramın müthiş bir değişim yaşadığı gerçekliği yadsınamaz.Bu gelişmeler sonucu,Temel Haklar ve özgürlükler Devletlerin siyasal sınırlarını da aşarak,insanın doğuştan sahip olduğu dokunulmaz,devredilemez, ve bölünemez haklar olarak güvence altına alınmıştır. Genel Olarak Su Hakkı Su Antik çağlardan bu yana ,insanoğlunun üzerinde egemenlik kuramadığı özel mülkiyete konu edemediği kamuya ait şeylerden sayılmıştır.Bu anlayış genel hatları ile bu günde hukuk düzenlerince benimsenmiş olmasına karşın,hızlı sanayileşme ve kentleşme ile kapitalist sitemin kar amacı;aynı sistemde suyun serbest mal sayılması,,suya ilişkin geçmişte kalan hukuki düzenlemelerin ,suyun kirlenmesine ve verimli bir biçimde kullanılmasına engel olmadığını,bu konuda yetersiz kalmış olduğunu göstermektedir.İşte bu nedenlere,Çağdaş teknolojiyi yadsımayan,canlıların yaşamsal haklarını ellerinden almayan,hukuksal düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Son 15 yıldır insanların yeterli ve sağlıklı suya kavuşması ve sağlıklı bir çevrede yaşaması hakkı ile ilgili olarak ulusal ve uluslararası alandaki duyarlılıkta bir artış gözlenmektedir. Aslında dünyada temiz suya ulaşamayan ve sağlıklı bir çevrede yaşayamayan kişi sayısındaki artışın bu duyarlılığın oluşmasında etkili olduğu da söylenebilir Bugün su hakkı kavramı konuyla ilgili hemen hiç kimsenin karşı çıkamadığı ancak ileri ve uygulamada geçerli adımlar atılmasının da gerçekleşmediği bir söylem olarak gündemde bulunmaktadır. Son dönemde birçok gelişmiş ülke tarafından yasalarla koruma altına alınan su hakkı birçok uluslar arası organizasyonda sıkça dile getirilir olmuştur. Ancak halen su hakkı konusunda tüm ülkelerin görüş birliği içinde olduğu bir tanım ve hukuki bir anlaşma mevcut değildir.Dünya Su Forumlarının Bakanlar Deklarasyonlarında bile halen su hakkından söz edilememektedir. Aslında Uluslararası sözleşmeler ve deklarasyonlarda soyut bir su hakkından söz edilmesi hiçbir zaman sorunun çözümü anlamına gelmeyecektir. Ancak bu konunun sivil toplum tarafından takip edilmesine olanak tanıması,yetkililere bir olanak sunması ve insanların temiz suya ulaşmak için verilen mücadelede bir dayanak noktası olması açısından zorlayıcı bir etkisi olacağı düşünülebilir. Esas olarak su hakkı suya ulaşmanın önündeki engellerin ortadan kaldırılması için eşitsizliklere ve yoksulluğa karşı geliştirilecek ekonomik ve sosyal politikaların uygulanmasının bir sonucu olarak pratik bir değer kazanacaktır. Esas olarak herkesin temiz ve yeterli suya erişimi ve sağlıklı bir ortamda yaşaması suya ulaşmayı bir insan hakkı olarak kabul eden anlaşmalarda yer almasının ötesinde su hizmetini bir kamu hizmeti olarak ekonomik ve sosyal görevleri arasında gören bir ‘Sosyal Devlet” politikasının sonucunda gerçekleşecektir. Su Hukuku Yaşayan her varlığın yaşam hakkıyla örüşen bir su kullanma hakkı vardır.Temiz ve Güvenilir su’ya ve çevre sağlığı hizmetlerine ulaşmayı düzenleyen kurallar ise Su Hukuku’nu oluşturur.Aslında Su Hukuku esas olarak suya ulaşım hakkından doğar.Suya ulaşım hakkı da su yasasını şekillendirirse bu yasa hukuka uygun olur.Yani bir su yasası, milyonlarca yıldır su ile canlıların arasında oluşmuş olan temel ve evrensel “hukuku” gözardı edemez. Görüldüğü gibi bu temel kavramlar birbirleriyle içiçe girmiş ve birbirlerini belirleyen kavramlardır. Hukuk esas olarak hakları koruyan kurallar bütünüdür.Bu kurallar içerisinde suya ulaşım hakkı önceliklidir. Çünkü hukukun öncelikle canlının yaşam hakkını koruması gerekir. Bu nedenle de Hukukta en kutsal hak “Yaşam Hakkı” olarak kabul edilmiştir. Yaşam Hakkı ile suya ulaşım hakkı ise birebir örtüşür. Bu nedenle “su hak’sız” bir yasa olmaz olursa Hukuksuz bir yasa olur. Ülkemizde suya ulaşma ve sağlıklı bir çevrede yaşam hakkının bir insan hakkı olarak kabul edileceği ve uygulanacağı yasal düzenlemeler yapılmalıdır. TC Anayasası’nın 12.ci maddesinde;”Herkes kişiliğebağlı,dokunulamaz,devredilemez,vaz geçilemez,temel hak ve hürriyetlere sahiptir.” hükmü yer almıştır.İnsanın dokunulamaz ,devredilemez,vazgeçilemez niteliklerindeki en büyük temel hakkı elbette Yaşam Hakkıdır..Yaşam hakkının devamlılığının en önemli kaynağı ise elbet “Suya Ulaşım hakkı” dır.Suya ulaşım sağlanamadan Yaşam hakkının devamlılığı elbette düşünülemez İşte bu nedenle de,”Suya Ulaşım ve Sağlıklı Bir Çevrede Yaşam Hakkı” Bu anlamda en önemli Temel Haklardandır.Ancak Temel Hakları düzenleyen ,Anayasamızın 12,13,14 maddeleri ile ,Kişinin hak ve ödevlerini düzenleyen 17 madde ile devamındaki maddelerden,(56 madde hükmü hariç) hiç birinde “Suya Ulaşım Hakkı” bir temel hak olarak Anayasamızda yer almamıştır.Anayasanın 56 maddesi ise “Suya Ulaşım Hakkını “da düzenlemediği için uygulaması eksik kalmış bir maddedir. Suya Ulaşımın bir İnsanlık hakkı olduğuna ilişkin düzenlemeler giderek bir çok batılı ülkenin anayasasında yer almaya başlamıştır. Tekrar vurgulamak gerekirse Su Bir Temel Hak’dır ve bu hak tüm vatandaşlarımızın temiz ve yeterli suya ulaşma ile sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı olarak Anayasamızda yer alması gerekmektedir. “Su’ya ulaşım hakkı” neden bir “anayasal temel hak “olmalıdır ? 1. Suya Ulaşım Hakkı uluslararası alanda kabul görmüş birçok temel hakkın tamamlayıcısıdır. 2. Yaşam Hakkı: İnsanlığın en temel hakkı olup suya ulaşım hakkı bu hakkı oluşturan en temel unsurdur 3. Beslenme Hakkı: İnsanlığı yaşam hakkı ile birebir ilişki içinde olup yine suya ulaşım hakkını da kapsar 4. Barınma Hakkı: İnsanoğlu için temel bir hak olup bu hak sürdürülebilir suya ve sağlıklı bir çevreya sahip olmadan gerçekleştirilemez. BM’nin kabul ettiği ve uluslararası alanda da genel kabul gören Yaşama ,Beslenme, Barınma Eğitim,Kültürel Yaşam, Yaşam Standardı haklarının hepsi suya ulaşım hakkı gerçekleşmeden sürdürülebilir olamaz. Bu nedenle “Suya Ulaşım Hakkı” diğer haklar gibi tekil bir hak değil diğer tüm hakların temelini oluşturan bir haktır.Bu nedenle de Anayasalarda Temel Bir Hak olarak yer alması zorunludur. İnsanların temiz içme suyuna ulaşma hakkı ve bunun bir kamu hizmeti olduğu kavramları birçok ülkenin yasalarında yer almıştır. Bunun yanısıra aşağıdaki ülkeler su’ya ulaşma hakkını anayasalarına da koymuştur. TY Avrupa’da Su’ya ulaşma hakkını Anayasasına ilk koyan ülke 19 Nisan 2005’te Belçika olmuştur.Bu tarihte Belçika Federal Hükümeti suya ulaşmanın bir insan hakkı olduğunu ve anayasada yer alması gerektiğini içeren bir kararı kabul etmiştir. Suya Ulaşım ve Sağlıklı Bir Çevrede Yaşam hakkı”nın Anayasaya madde olarak konulması sorunun çözümü için yeterli olmamaktadır. Bu temel hakkın aksatılmadan uygulanabilmesi yani etkili ve sürekli olabilmesi için Devletlerin bu konuda sosyal anlayışı öne çıkartan yasal ve idari bir yapılanmayı gerçekleştirmeleri gerekmektedir.. UI
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 8 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 318 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 252658