"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

Genel

Artan her derece, yoksulları vuracak!

Geçen Cuma günü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenen, “Karbon Piyasalarına Hazırlık Ortaklığı” kısa adı PMR, açılımı “Partnership for Market Readiness” toplantısına katıldım. PMR aslında Dünya Bankası tarafından gelişmekte olan ülkeler ile hızla gelişen ekonomilerin karbon piyasa mekanizmalarından etkin olarak yararlanmasına yönelik olarak gerekli kapasite gelişimini sağlamak amaçlı verilen destek programının adı! Bu programı, gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan yaklaşık 15 ülkenin karbon piyasalarında yer almalarını sağlayacak olan alt yapı çalışmalarına destek şeklinde özetleyebiliriz. Bu çerçevede Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İklim Dairesi de çok doğru bir hamle yaparak Dünya Bankasının PMR programından, karbon altyapısını geliştirmek için 3 milyon dolar destek almış. Bu noktada kısıtlı personel imkanları ile büyük projelere imza atan İklim dairesi bürokratlarını kutlamak gerk! Bu proje çıktısı olarak nihai gelinecek nokta; Türkiye küresel karbon piyasalarında nasıl ve ne şekilde yer almalı? Aslında bunun arayışı içinde! Bu çok önemli bir konu çünkü reel yaşamda toplumun tüm kesimlerini, kamu, özel, stk ve halkın yaşamını etkileyecek. Aynı zamanda tüm bu çalışmalar Aralık ayında Peru Lima’da ve 2015 de Paris’te yapılacak olan (COP 21) iklim değişikliği taraflar toplantısına da altlık niteliğinde. Çünkü bu toplantılarda ülkelerin 2020 sonrası stratejileri belirlenerek, ne tür katkı ve destek koyacakları somut olarak istenecek! climatechange640x265 Bu noktada Türkiye’nin işi zor!Çünkü Türkiye Ek.1 ülkesi yani gelişmiş ülkeler statüsünde yer alıyor. Lima’daki toplantıda, şu an olduğu gibi, 2020'ye kadar Türkiye’nin özel statüde yer alması için karar aldırtılmaya çalışılacak. Umarım başarılı olunur. Aksi takdirde Gelişmiş olan ülkeler arasında oluşturulmuş yeşil fona katkı koymak zorunda kalacağız. Tüm dünyada karbon azaltım çalışmaları için 53 trilyon dolara ihtiyaç var!Yani bunun bir kısmı da bizim cebimizden çıkacak. 1 Toplantıda konuşan emekli Çevre Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı M.S. Bursa; Türkiye’nin karbon emisyonlarının arttığından; Örneğin 1990 yılında 3.3t/kişi yıl iken 2012 yılında 5.9 t/kişi yıla yükseldiği, yine 2012 yılında Türkiye’nin sera gazlarının 439.9 milyon t CO2 eşdeğerine ulaştığından; 21. yüzyıl ortasında aşırı hava olaylarına maruz Avrupa ve Orta Asya’da yer alan Türkiye’nin en fazla zarar görecek ülkeler arasında 3'üncü sırada bulunduğundan, Çed raporlarının içeriğine yapılacak olan yatırımın karbon ayak izi ile ilgili bir bölümü ilave etmek gerektiğinden, bu çerçevede yatırımların enerji yoğunluğu düşük, ileri teknoloji kullanan verimliliği yüksek olmasının teşvik edilmesi gerektiğinden sözetti. Adsız Dünya ülkeleri +2 derece sıcaklık artışını hedef almışken, ülkemizde bu artışın + 4-5 derecelerde olduğu hep konuşulan bir konu! Bunun için ülke olarak acil karbon azaltım planlarımızı harekete geçirmek zorundayız. Aksi takdirde bu ne demek biliyor musunuz? Aşırı ve anormal hava olaylarına maruz kalmak demek, yani aşırı kuraklık veya aşırı sel, mevsim dışı dolu, sağanak demek; Bu da ne demek? Yoksulluk demek, açlık demek! Toplantıda konuşma yapan Dünya Bankası temsilcisinin bir sözü çok çarpıcıydı; “Artan her derece yoksulları vuracak!” İçim burkuldu bir kez daha!
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 5 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 384 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 152775