ÜLKEDE SU BARIŞI DÜNYADA SU BARIŞI 

Genel

"Ne zaman iklim krizi, ne zaman iklim değişikliği?"

26 11 2020 
Konuya ilişkin görüş ve eleştirilerimi, çeşitli televizyon ve radyo programları ile belgesel tarzı video çekimlerinde açıklamıştım. Özetle:
- İklim değişikliği konusu ve olgusuna ilişkin her söylem, açıklama ve/ya da çalışmada, 'iklim krizi' kavramının kullanılması doğru ve yerinde değildir. Bu yaklaşım 'iklim değişikliği ve değişkenliği' kavramlarının ve sorunsalının bilimsel ve teknik yanının göz ardı edilmesi ile sonuçlanır.
- İklim krizi, genel olarak, iklim değişikliği ve insan kaynaklı küresel ısınmanın tehlikeli sonuçları ve etkilerine (ör. İnsan sağlığı, su kaynakları, gıda güvenliği, ekosistemler ya da ekosistem hizmetleri, vb.) ve iklim değişikliği ile savaşımının yönetilmesine atıfta bulunur. Daha siyasal, yönetsel ve diplomatik vb. bir kavramdır. Bu sınırların dışına çıkıldığında ise, anlam ve işlev kaybına uğrar, içi boşalır.
- İklim krizinin yukarıda kısaca tartışmaya çalıştığım biçimde ve boyutta kullanılması, çok uluslu enerji, maden, petrol ve diğer fosil yakıt şirket ve lobilerinin işine yarar.
- Dahası, Paris Antlaşması ya da gelecekteki olası başka bir antlaşma kapsamında hem sera gazı salımlarını azaltma ya da denetleme ile bilimsel bilgi ve teknoloji transferi sağlama hem de Yeşil İklim Fonuna belirlenmiş finans katkısı yapma yükümlülüklerini yerine getirmeyen, dahası gelecekte de buna niyeti olmayan gelişmiş ve büyük gelişmekte olan ülkelerin işine gelir.
- Kısaca, bu tarz geniş kapsamlı bir iklim krizi kavramının 'iklim değişikliği' yerine yaygın kullanımı, iklim değişikliği ve değişkenliğine ilişkin tüm bilimsel ana ve alt konuların (ör. gözlenen ve öngörülen iklim değişikliği ve değişkenliği, iklim değişikliğinin etkileri, etkilenebilirlik ve risk modellemesi, belirsizlikler, ani iklim değişiklikleri, iklim etmen ve sürücüleri, iklim veri tabanlarının yönetimi ve geliştirilmesi, iklim değişikliği senaryoları ve iklim değişikliğinin modellenmesi, gıda güvenliği, yoksulluk, sürdürülebilir kalkınma hedefleri, iklim değişikliği ve çölleşme bağlantıları, ulusal ve bölgesel iklim servisleri vb.) gözardı edilmesine yol açar.
- Bu ise, kısa bir zamanda iklim değişikliğinin daha iyi anlaşılması ve gözlenmesine ilişkin bilimsel çalışmaların yeterli olduğu, iklim değişikliğinin gerçekleştiği, tamamlandığı (... olacaklar oldu! Yapacak bir şey kalmadı, vb.) görüşünün yaygınlaşması, bu olgunun artık kriz yönetimi vb. yaklaşımlar ve diplomatik-siyasi çabalarla yönetilmesinin yeterli olabileceği, bu nedenle ülkelerin ve şirketlerin kalkınması ve kazançlarının artması vb. önündeki 'en büyük engellerden biri' olan iklim değişikliği savaşımına (ör. sera gazı salımlarının bilimin öngördüğü ciddi düzeylerde azaltılması) artık gerek kalmadığı vb. gibi bir anlayışın yaygınlaşmasına neden olabilecektir.
- Tüm bu nedenlerle, iklim krizi ve iklim değişikliği kavramlarının yerinde kullanılmasına dikkat edilmeli ve iklim değişikliği kavramı, olgusu ve/ya da sorunsalının tümüyle popülerleşmesi tehlikesine karşı uyanık olunmalıdır.
- İklim değişikliği kavramının dinamik ve diyalektik doğasının önemi göz ardı edilmemeli, bu konudaki bilimsel çalışmalar her koşulda desteklenerek sürdürülmelidir.
- İklim değişikliği savaşımının hükümetlerarası ilke ve yasal yükümlülüklerini düzenleyerek, insanın iklim sistemine olan olumsuz ya da geri döndürülmesi olanaksız olan etkilerini en aza indirmeyi ve iklim değişikliğini önlemeyi hedefleyen ana ya da çerçeve antlaşmanın adı "Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'dir (BMİDÇS)".
- BMİDÇS altındaki iki önemli antlaşma, sırasıyla ilki BMİDÇS Kyoto Protokolü, ikincisi ise BMİDÇS Paris Antlaşması şeklinde adlandırılmıştır. Görülebileceği gibi ana kavram ve kapsam iklim değişikliği odaklıdır, iklim krizi odaklı değildir
- Başta BMİDÇS gelmek üzere BM kuruluş ve antlaşmalarının iklim değişikliği ve değişkenliği kapsamındaki tüm bilimsel ve teknik gereksinimlerini ve özel istemlerini karşılamakla yükümlü olan bilimsel kuruluşun adıysa " WMO/UNEP Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'dir (IPCC).:
Murat Türkeş
"İklim değişikliği mi, yoksa iklim krizi mi?"
"Ne zaman iklim krizi, ne zaman iklim değişikliği?"
Konuya ilişkin görüş ve eleştirilerimi, çeşitli televizyon ve radyo programları ile belgesel tarzı video çekimlerinde açıklamıştım. Özetle:
- İklim değişikliği konusu ve olgusuna ilişkin her söylem, açıklama ve/ya da çalışmada, 'iklim krizi' kavramının kullanılması doğru ve yerinde değildir. Bu yaklaşım 'iklim değişikliği ve değişkenliği' kavramlarının ve sorunsalının bilimsel ve teknik yanının göz ardı edilmesi ile sonuçlanır.
- İklim krizi, genel olarak, iklim değişikliği ve insan kaynaklı küresel ısınmanın tehlikeli sonuçları ve etkilerine (ör. İnsan sağlığı, su kaynakları, gıda güvenliği, ekosistemler ya da ekosistem hizmetleri, vb.) ve iklim değişikliği ile savaşımının yönetilmesine atıfta bulunur. Daha siyasal, yönetsel ve diplomatik vb. bir kavramdır. Bu sınırların dışına çıkıldığında ise, anlam ve işlev kaybına uğrar, içi boşalır.
- İklim krizinin yukarıda kısaca tartışmaya çalıştığım biçimde ve boyutta kullanılması, çok uluslu enerji, maden, petrol ve diğer fosil yakıt şirket ve lobilerinin işine yarar.
- Dahası, Paris Antlaşması ya da gelecekteki olası başka bir antlaşma kapsamında hem sera gazı salımlarını azaltma ya da denetleme ile bilimsel bilgi ve teknoloji transferi sağlama hem de Yeşil İklim Fonuna belirlenmiş finans katkısı yapma yükümlülüklerini yerine getirmeyen, dahası gelecekte de buna niyeti olmayan gelişmiş ve büyük gelişmekte olan ülkelerin işine gelir.
- Kısaca, bu tarz geniş kapsamlı bir iklim krizi kavramının 'iklim değişikliği' yerine yaygın kullanımı, iklim değişikliği ve değişkenliğine ilişkin tüm bilimsel ana ve alt konuların (ör. gözlenen ve öngörülen iklim değişikliği ve değişkenliği, iklim değişikliğinin etkileri, etkilenebilirlik ve risk modellemesi, belirsizlikler, ani iklim değişiklikleri, iklim etmen ve sürücüleri, iklim veri tabanlarının yönetimi ve geliştirilmesi, iklim değişikliği senaryoları ve iklim değişikliğinin modellenmesi, gıda güvenliği, yoksulluk, sürdürülebilir kalkınma hedefleri, iklim değişikliği ve çölleşme bağlantıları, ulusal ve bölgesel iklim servisleri vb.) gözardı edilmesine yol açar.
- Bu ise, kısa bir zamanda iklim değişikliğinin daha iyi anlaşılması ve gözlenmesine ilişkin bilimsel çalışmaların yeterli olduğu, iklim değişikliğinin gerçekleştiği, tamamlandığı (... olacaklar oldu! Yapacak bir şey kalmadı, vb.) görüşünün yaygınlaşması, bu olgunun artık kriz yönetimi vb. yaklaşımlar ve diplomatik-siyasi çabalarla yönetilmesinin yeterli olabileceği, bu nedenle ülkelerin ve şirketlerin kalkınması ve kazançlarının artması vb. önündeki 'en büyük engellerden biri' olan iklim değişikliği savaşımına (ör. sera gazı salımlarının bilimin öngördüğü ciddi düzeylerde azaltılması) artık gerek kalmadığı vb. gibi bir anlayışın yaygınlaşmasına neden olabilecektir.
- Tüm bu nedenlerle, iklim krizi ve iklim değişikliği kavramlarının yerinde kullanılmasına dikkat edilmeli ve iklim değişikliği kavramı, olgusu ve/ya da sorunsalının tümüyle popülerleşmesi tehlikesine karşı uyanık olunmalıdır.
- İklim değişikliği kavramının dinamik ve diyalektik doğasının önemi göz ardı edilmemeli, bu konudaki bilimsel çalışmalar her koşulda desteklenerek sürdürülmelidir.
- İklim değişikliği savaşımının hükümetlerarası ilke ve yasal yükümlülüklerini düzenleyerek, insanın iklim sistemine olan olumsuz ya da geri döndürülmesi olanaksız olan etkilerini en aza indirmeyi ve iklim değişikliğini önlemeyi hedefleyen ana ya da çerçeve antlaşmanın adı "Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'dir (BMİDÇS)".
- BMİDÇS altındaki iki önemli antlaşma, sırasıyla ilki BMİDÇS Kyoto Protokolü, ikincisi ise BMİDÇS Paris Antlaşması şeklinde adlandırılmıştır. Görülebileceği gibi ana kavram ve kapsam iklim değişikliği odaklıdır, iklim krizi odaklı değildir
- Başta BMİDÇS gelmek üzere BM kuruluş ve antlaşmalarının iklim değişikliği ve değişkenliği kapsamındaki tüm bilimsel ve teknik gereksinimlerini ve özel istemlerini karşılamakla yükümlü olan bilimsel kuruluşun adıysa " WMO/UNEP Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'dir (IPCC).


 

YanıtlaYönlendir

Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 3 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 477 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 251967