"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

Genel

Kuraklığa Dirençli Kentler

Dursun Yıldız*

ISSN: 2564-7067  -  SAYI: 10 | NİSAN  - TEMMUZ 2018

* İnşaat Mühendisi, Su Politikaları Uzmanı. DSİ Eski Yöneticisi, TEMA Bilim Kurulu Üyesi, Hidropolitik Akademi Başkanı 

2050 yılında dünyada 6 milyara yakın insanın kentlerde yaşayacağı tahmin ediliyor. Bu kentlerin büyük bölümü bugün bile trafik, plansızlık, yetersiz enerji ve su temini, yetersiz altyapı, iklim değişimi etkileri, deprem, taşkın riskleri ve bu risklerin kötü yönetimi, kayıtsız ekonomi, iklim ve savaş göçmenleri, güvenlik gibi baskılarla karşı karşıyadır. UNHCR’nin 2017 raporuna göre dünyada ülke içindeki göçmenlerin %80’i ile çeşitli şekillerde göçe zorlanan mültecilerin %60’ı kamplar yerine kentlerde yaşıyor. Kentlere göçlerin artması kent yönetimi üzerinde daha çok su, gıda ve enerji temini gibi yaşamsal ihtiyaçların karşılanması baskısını artırıyor. İklim değişimi ise kuraklık, kent taşkını riskleri ve sıcaklık dalgaları yaratmanın yanı sıra deniz suyu yükselmesi ile kentlerin fiziki geleceğini de tehdit etmekte.  Bu anlamda özellikle bu baskılarla karşılaşmakta olan kentlerde iklim değişimine adaptasyon ve zararların önlenmesi konusundaki tedbirlerin önceliği artıyor. BM raporlarına göre gelecek 30 yıl içinde kentlerin su ihtiyacında %50-70 oranında artış bekleniyor. Dünya Ekonomik Forumu Küresel Risk Raporu 2016’da iklim değişikliğinin neden olacağı  kuraklık, taşkın ve su krizi gibi afetlerin, gelecek on yıllarda küresel etkilerinin en geniş şekilde yaşanacağı ve bunların sonuçlarının azaltılması ve bunlara uyum sağlanmasının önemi yer almıştır (1). Son yıllarda uzmanlar yağışların şiddetinin arttığı, kent taşkınlarının geçmişe nazaran daha çok yaşandığı ve kente büyük zararlar verdiği konusunda görüş birliği içindeler. Yine bilim insanları gelecek yıllarda yağışların sıklığı ve şiddetindeki artışların süreceğini ileri sürüyor. Taşkınların yanı sıra kentlerde kuraklık bağlantılı su sıkıntısı da artıyor.

Yapılan araştırmalar dünyada halen dört kentten birinin su sıkıntısı yaşadığını ve bu sıkıntının kentlere yakın nehir havzalarında yaşanacak iklim değişikliği etkileri ile daha da artacağını ortaya koyuyor (2). Tüm bu gelişmeler ve projeksiyonlar kentlere su temini ve su hizmetleri yönetiminin tekrar ele alınmasını gerekli kılıyor. Bu ihtiyacın doğal olarak bütünleşik bir yaklaşımla ele alınması gerekmekte. Bu nedenle kentlerin planlanmasından bu planların uygulanmasına ve temel ihtiyaçların yönetilmesine imkan tanıyacak bir anlayış değişimine ihtiyacımız bulunuyor. Bu bütünleşik yaklaşımın içinde sürdürülebilir su ve atık su yönetimi hizmeti, talebi sürekli ve yaşamsal bir özellik taşıdığından daha öne çıkıyor. Bu makalede bu ihtiyaçların ortaya çıkarttığı “kuraklığa dirençli kent” anlayışına geçişte etkili olabilecek faktörler ve aktörler ile kuraklığa dirençli kentlerin temel özellikleri ele alınmıştır. KENTSEL, EVSEL SU İHTİYACI, SU KULLANIMI, SU TÜKETİMİ KAVRAMLARI Kuraklığa dirençli kentlerden söz etmeden önce çok yaygın olarak birbirinin yerine kullanılan su ile ilgili bazı kavramların açıklanması yararlı olacaktır. Bu konuda ABD Jeolojik Araştırmalar Birimi (USGS) ile AQUASTAT. FAO  tarafından yapılan çalışmalardan da yararlanılmıştır (7,8).

 Evsel Su Kullanımı  (Domestic Water Use)

Evsel su kullanımı içme suyu ihtiyacı, yemek hazırlanması, banyo-duş, kişisel temizlik, çamaşır, tuvalet ve bahçe sulama ihtiyacı için 
 

Makalenin tümü için lütfen tıklayınız 

/uploads/editor/images/%C5%9EEH%C4%B0R%20VE%20TOPLUM%20Kurakl%C4%B1%C4%9Fa%20Diren%C3%A7li%20Kentler.pdf

Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 8 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 489 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 113602