"Dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, ancak herkesin hırsını karşılamaya yetecek kadar değil."  Mahatma GANDİ

Genel

Ülkemizde egemen ormancılık ideolojisi üzerine ....

  Doç Dr. Yücel Çağlar Orman Müh. Merhaba; “- İyi de ne söylüyorsun; derdin ne?” dediğinizi duyar gibiyim. Söyleyeyim: “Derdim”, dikkatinizi; ✓ ormancılığın, özellikle ülkemizde, yalnızca ormancılık olmadığına; ekonomi politik, toplumsal, politik, kültürel, estetik boyutları da olan bir etkinlik alanı olduğuna; ✓ ormancılığımızın temel, öncelikli sorunlarının başında yalnızca ekolojik ya da teknik olumsuzlukların gelmediğine çekmek ! Ne yazık ki bu “derdime” bir çare bulamıyorum ☹. Bakıyorum da çoğunluğunuzun aklına hâlâ; ✓ “orman” denilince yalnızca orman ekosistemleri, ✓ “ormancılık” denilince de yalnızca ekolojik temelli teknik, yanı sıra, yönetsel etkinlikler; geliyor çünkü. Bu indirgemeci yaklaşım, yalnızca “ormanlar” değil, öteki ekosistemler söz konusu olduğunda da kesinlikle aşılması gereken, yaşamsal önemde bir olumsuzluktur bence. Doğrusunu isterseniz, nasıl aşılabileceğini de bilmiyorum; yıllardır öğrenmeye çalışıyorum Öte yandan; ülkemizin içinde bulunduğu şu seçim öncesi günlerde on yedi yılık siyasal iktidarın başkanının bile itiraf ettiği kentsel çevresel sorunlarını bir de ben anlatıp dünyanızı daha çok karartmak istemiyorum. Baksanıza, özellikle kitle iletişim araçlarında çok daha iyisini yapan ne denli çok boş konuşma uzmanı” “kalemşör” var. Ama orman ekosistemleri ile namuslu ormancı çalışanların sesiz çığlığına kulaklarımı tıkayacak da değilim. Bu nedenle, yıllardır dikkati çekmeye çalıştığım ormancılıkğımızla ilgili temel olumsuzlukların başlıcalarını anımsatmakla yetineceğim. Nazım’ın çok sevdiğim “Nikbinlik” başlıklı ünlü şiirinin umudu yeşerten şu dizeleri” aklımdan çıkmıyor çünkü: “İnanın: Güzel günler göreceğiz çocuklar Güneşli günler göreceğiz.” İçtenlikle böyle düşündüğüm içindir ki; “Hep söyledim, Hep söylüyorum, Hep söyleyeceğim !” diyorum. Açıktır ki; anımsatacağım olumsuzluklar kendiliğinden, özelikle de bu siyasal iktidar tarafından kalıcı biçimde aşılamayacaktır. Aşılabilmesi; yenilerinin gündeme gelmesini önleyebilmek için emek vermek, özveride bulunmak; “ormana bakarken ormancılığı göremeyen” duyarlılıkları, yaklaşımları aşmak gerekiyor. Gerisi, gençlerin söylemiyle; “hikaye” ! *** Biliyorsunuz; 21 Mart, “Ülkelerarası Ormanlar Günü” (önceki adıyla “Dünya Ormancılık Günü”. İstedim ki, hiç olmazsa bu çok önemli 😊 “özel günü” ben de “boş geçmeyeyim”: Bu “özel gün” dolayısıyla ben de orman ekosistemlerimiz ile namuslu, üretken, özverili ormancı çalışanlara, “ormanlarımızın” gerçek dostlarına ülkemizin binbir çeşit bahar çiçeğiyle teşekkür ediyorum; hep varolun e mi ! Saygılarımla. Yücel ÇAĞLAR   Makale için lütfen tıklayınız Ormanlar ve ormancılık üzerine sessiz tartışmalar (44)
Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın

Sadece üyelerimiz yorum yapabilir, hemen ücretsiz üye olmak için Tıklayın

(E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır)
Yorumu Gönder
Henüz Yorum Yapılmamış

Ziyaretçi İstatistikleri

Aktif ziyaretçi sayısı: 10 Bugünkü ziyaretçi sayısı: 475 Toplam tekil ziyaretçi sayısı: 113588