Hidropolitik

Logo

”Hidropolitik”: havzası birden fazla ülkenin sınırları içerisinde bulunan yer altı ve yerüstü, suni ya da doğal su kaynaklarının yarattığı siyasi ve hukuki sorunları teknik yönleri ile birlikte inceleyen ve bu sorunlara hukuksal çerçevede çözümler arayan disiplinlerarası yeni bir bilim dalı olarak karşımıza çıkmaktadır.Hidropolitik terimi ilk kez John Waterbury tarafından yazılan ve 1979 yılında Syracuse University Press tarafından basılan ” Nil Vadisinin Hidropolitiği” kitabında kullanılmıştır.

21. Yüzyılda Hidropolitik ilişkiler

Su,21.yüzyılın politik ve ekonomik anlamdaki şekillenmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Hızlı nüfus artışı,verimsiz kullanım,kentlere göç, gelişen sanayi ve iklim düzensizlikleri sonucunda ulusal su kaynakları kirli ve yetersiz hale geldikçe uluslararası yüzey ve yeraltısu kaynaklarının önemi armaktadır Özellikle dünyanın bazı bölgelerinde suyun sosyal ve ekonomik gelişmedeki sınırlayıcı etkisinin artması halen yaşanan problemleri bir üst boyuta taşıyacaktır.Bu durum suyun ulusal ve uluslararası kullanım politikalarını (Hidropolitikaları) bugünkünden daha ön plana çıkartacaktır.Ülkemizin de bu konuda daha kapsamlı çalışmalara ihtiyacı bulunmaktadır.

Özetle, bölgesel ve küresel ölçekte hidropolitik yaklaşımların öneminin artacağı bir dünyaya doğru hızla ilerliyoruz.Bu önemin artışında eerji-su-gıda ilişkisinin ve bu krizlerin kesişmeye başlamasının da büyük bir rolü vardır.

20. yy. başından bu yana su konusundaki uyuşmazlıkları giderebilecek ve uzlaşma ortamı yaratabilecek özelliklere sahip bir hukuk oluşturulması için çalışmalar yapılmaktadır.Ancak bu çalışmalar ile bugüne değin anlaşmalar,teamül hukuku ve genel hukuk ilkeleri bağlamında evrensel düzeyde tüm ülkeleri bağlayıcı nitelikte kesin hükümler içeren bir kurallar sistemi oluşturulamamıştır.
21. yüzyılın başında sınıraşan yüzeysel su sorunlarına bir de sınıraşan yeraltısuları eklenmiştir.BM’nin ilgili komisyonu bu konuda da çalışmaya başlamıştır.
Sanayi devrimi ile birlikte uygulanan sınırsız büyüme modeli, su kaynaklarının kirlenmesi, artan tüketim baskısı , suyun zaman ve mekândaki eşitsiz dağılımı,hızla artan ve şiddetlenen iklim düzensizlikleri ,artan su ,enerji ve gıda ilişkisi dünya çapında su yönetimini uluslararası gündemin ön sıralarına çıkartmıştır.
21. yüzyıl Su, Enerji ve Gıda güvenliğinin damgasını vuracağı bir yüzyıl olacaktır. Birbirleriyle ilişkisi artan ve merkezinde suyun olduğu bu üç güvenlik kavramı uluslararası su politikaları konusunda yapılması gereken çalışmaları arttırmıştır.