SULAMAYA TARİHSEL EKONOMİK  BAKIŞ

Dr.Zir. Yük. Müh.  Nüvit Soylu

Su Politikaları Derneği

Ünlü Sosyoloji Bilginimiz Sencer Divitçioğlu “Asya Tipi Üretim Tarzı ve Osmanlı Toplumu” adlı  kitabının girişinde “Toplumsal bilimler ile uğraşanların işi, toplumu anlamaktır. Anlamak ise ancak araştırma ile olur. ” Demektedir.

Burada ele aldığımız konu; tam anlamı ile toplumsal bilim konusu sayılmasa bile hem ülkedeki sulama sorunlarının ele alınışı ile “teknik bir konu” olur iken, öte yandan Çiftçimizin tarımsal pratiği ile sulama sorunlarının çözümlenmesi sonucu ulaşacağı  yeni  düzey ile “sosyal ” bir konu olmaktadır.

Geçmişte sulama yapılamadan uygulanan tarımsal uğraşının adını bilim adamları “Asya Tipi Üretim Tarzı” olarak adlandırmışlardır..  Bu konuyu işleyen  ve Asya Tipi Üretim Tarzının tanımlanmasını yapan kimi yazışmaların burada yer alması gerektiği inancındayız. Karl Marx 1853 yılında Engels’e yazdığı bir mektupla şöyle demektedir; ”Bernier haklı olarak Türkiye, İran  ve Hindistan’dan söz ederken, Doğu Dünyasındaki bütün  olayların temel şeklini toprakta özel mülkiyetin yokluğunda aranmalıdır. Bu Doğu Cennetinin gerçek anahtarıdır”(2)demektedir.

Marx, batılı olmayan toplumların üretim tarzlarının toprak mülkiyetinin halkın, çiftçinin elinde olmaması nedeni ile bu biçimde oluştuğunu açıklamaktadır. Engels’in bu yazışmaya verdiği yanıt konumuz açısından çok önemli olmaktadır. Engels yanıtında şöyle demektedir;

“Gerçekten toprak mülkiyetinin  yokluğu bütün doğunun anahtarı olmaktadır. Doğunun siyasal, toplumsal ve dinsel tarihi burada saklıdır. Ancak, Doğu halklarının derebeylik şeklinde bile olsa, toprak mülkiyetine gelemeyişlerinin nedenini sorgulamak gerekir. Sanırım bunun esası, Sahra’dan Arabistan’a, İran’a, Hindistan’a ve Tataristan’dan yüksek Asya yaylalarına kadar uzanan çölün iklimi ve buna ilişkin olarak toprağın cinsidir. Buralarda  sulama tarımın ilk şartıdır ve bu iş ya köyün, ya vilayetin yada merkezi hükümetin  görevidir “

Bu iki yazışma bir arada değerlendirildiğinde  birbirleri ile ilgili iki ayrı sonuca ulaşmaktadır. Birinci sonuç “Asya Tipi Üretim Tarzı’ nın tanımlanmasıdır. İkinci sonuç ise; Toprak mülkiyeti ile Tarımsal sulamanın sıkı sıkıya bağlı olan ilişkisidir. Karl Marx ve Engels’in yazışmalarında ismi geçen “Bernier” XVII yüzyılda Hint – Moğol İmparatoru Evrengizip’in yanında yaşamış ve Doğu Dünyası hakkında yazdığı notları ile ünlüdür. Bernier Doğuda çiftçiye ait, bireylere ait toprak mülkiyetinin bulunmadığını, toprağın devlete ait olduğunu, anlatırken bu toplumlarda özel mülkiyetin ortaya çıkamayışını, kuraklığa, susuz tarıma bağlarken sulamanın ancak “Devlet “tarafından yapılabileceğini belirtmektedir. Bu nedenle de mülkiyetin özel ellerde olamayacağını açıklamaktadır.

Özel mülkiyetin oluşumunu tarihte sulama işlemine bağlayan bu görüşler  Tarımsal Sulamanın ne denli önemli olduğunu, Tarımsal sulamanın mülkiyetin oluşumu ile, toplumun sosyolojik anlamda şekillenmesini de etkileyeceğini çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Günümüze geldiğimizde Tarımsal sulamanın Toplumsal oluşum ve Ülke kalkınması açısından  önemini hiç kaybetmediğini, Hatta Endüstriyel kalkınma için öncelikle tarımsal kalkınmanın gerektiğini, tarımsal kalkınma tamamlanmadan endüstri toplumu olmuş hiçbir ülkenin bulunmadığı gerçeğini kabul etmek zorundayız. Bernier, Karl Marx ve Engels’in sulama yapılamadığı için özel mülkiyetin oluşmadığını, dolayısı ile tarım alanlarının tamamen Devletin hüküm ve tasarrufunda, mülkiyetinde kaldığını söyledikleri Orta Doğu, çok ilginç bir biçimde Su ile ilgili, Sulama ile ilgili ilk uygarlıkların da doğduğu bölge olmaktadır.

Bu Üç bilim adamının Orta Doğu Tarihini, yazının bulunuşundan başlayarak incelmiş olsalardı Görüşlerinin ne şekilde değişeceği, yada değişip değişmeyeceği gibi ilginç ve paradoksal bir konuyu bu gün gün ışığın çıkartma olanağımız bulunmamaktadır. Ancak Su ile, sulama ile ilgili tarihin en eski kültürlerinin  bu konuyu işledikleri tüm tabletler, yazılı belgeler bu gün Dünya müzelerinin en değerli koleksiyonları olmaktadır.


  • gplus
  • pinterest

Author