Su Tahsislerinde Mevcut Durum ve Gelişmeler

 

11 Mayıs 2017

GİRİŞ

Su tahsisleri havza bazında su kaynakları planlamasının ve su yönetiminin en önemli unsurlarından biridir. Suyun tahsisi çeşitli şekillerde yapılabilir. Ancak su tahsisi yapılırken adil ve sürdürülebilir olması büyük önem taşır. Bunun için suyun tahsis edilmesinden önce hidrolik, hidrolojik, meteorolojik, hidrografik ve hukuki çalışmaların çok detaylı bir şekilde yapılması şarttır. Aksi taktirde öncelikle doğal yaşamın ve havza içindeki su kullanan diğer tesislerin zarara uğraması söz konusu olabilir. Bu da ekolojik, ekonomik, sosyal ve hukuki birçok sorunu beraberinde getirir.

 Mevcut Mevzuat

Türk Medeni Kanunu’na göre sular, özel sular ve genel sular olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.

  • Özel Sular: Taşınmazın bütünleyici parçası sayılan malikin mülkiyetinde bulunan sular olup bunların başında kaynaklar ve kaynaklar gibi kabul edilen sular gelmektedir. Türk Medeni Kanununun 756. maddesinde göre; Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup, bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilmektedir. Ancak, Kaynağın özel mülkiyete konu olabilmesi için; tapulu taşınmazdan çıkması ve çıktığı taşınmazın sınırlarını aşmayacak debiye sahip (arazinin ihtiyacı kadar) olması gerektiği kabul edilmektedir. Arazinin ihtiyacı oranında olan su özel su kapsamında değerlendirilmektedir.

 

  • Genel Sular: Üzerinde özel mülkiyet tesis edilemeyen denizler, nehirler, akarsular, göller ve yeraltı sularıdır. Türk Medeni Kanununun 715. maddesine göre; sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Aynı madde ile, yararı kamuya ait suların özel mülkiyete konu olamayacağı hükme bağlanmış olup, herkes ihtiyacı oranında faydalanabilir. Aksi ispatlanmadıkça, yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklar, kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz.

Hukuki çerçevede suyun tanımı yapıldıktan sonra sudan faydalanılabilmesi için bu suyun tahsisinin (kullanımının) de tanımlanması gerekmektedir.

Suyun Tahsisi: Süresiz ve bedelsiz olarak miktarı belli olan suyun kullanılması olarak tanımlanabilir.

Su tahsis ve kullanımları konusuyla ilgili birçok kanun, yönetmelik, tüzük, tebliğ vb. mevzuat bulunmaktadır. Bunlar aşağıda sayılmıştır.

  • 4721 Sayılı Medeni Kanun
  • 4722 Sayılı Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun
  • 6200 Sayılı DSİ Kanunu
  • 178 Sayılı Maliye Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
  • 4916 Sayılı Çeşitli Kanunlarda ve Maliye Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
  • 6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık  Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
  • 662 Sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK ile Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK
  • 2872 Sayılı Çevre Kanunu
  • 167 Sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun
  • 1380 Sayılı Su ürünleri Kanunu
  • 3202 Sayılı Köye Yönelik Hizmetler Kanunu
  • 6360 Sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
  • 4373 Sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Koruma Kanunu
  • 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu
  • 4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu
  • 2560 Sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
  • 5686 Sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu
  • 4628 Sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
  • 6446 Sayılı Enerji Piyasası Kanunu
  • Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik (10.10.2006 tarih ve 26315 Sayılı RG)
  • Su Ürünleri Yönetmeliği(10.03.1995 tarih ve 22223 Sayılı RG)
  • Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetmeliği (29.06.2004 tarih ve 25507 Sayılı RG)
  • Su Ürünleri Üretim Yerlerinin Kiraya Verilmesine Dair Tebliğ (16.01.2004 tarih 25348 Sayılı RG)
  • Su Havzalarının Korunması ve Yönetim planlarının Hazırlanması Hakkında Yönetmelik (17 Ekim 2012 tarih ve 28444 Sayılı RG)
  • Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği (17.07.2008 tarih ve 26939 Sayılı RG)
  • İçme Suyu Elde Edilen veya Elde Edilmesi Planlanan Yüzeysel Suların Kalitesine Dair Yönetmelik (29.06.2012 tarih ve 28338 Sayılı RG)
  • Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yatırımlarında İhtiyaç Duyulan Su ve Su Alanları İle Deniz ve İç Sulardaki Su Ürünleri İstihsal Hakkının Kiraya Verilmesi Hakkında Yönetmelik (01.06.2011 Tarih ve 27951 Sayılı RG)
  • Yeraltı Suları Tüzüğü (08.08.1961 tarih ve 10875 Sayılı RG)
  • Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ( 31.12.2004 tarih ve 25687 Sayılı RG)
  • Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması imzalanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ( 26.06.2003 Tarih ve 25150 Sayılı RG)
  • Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği (11.08.2002 tarih ve 24843 Sayılı RG)
  • Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği (8 Eylül 2010 tarih ve 27696 Sayılı RG)

DSİ Uygulamaları

Su tahsisi konusunu öncelikle 6200, 1053 ve 167 Sayılı Kanunlarda yer alan tahsis ile ilgili hükümler çerçevesinde ülkemizdeki mevcut uygulama açısından ele alarak incelemek gerekmektedir.

  • 6200 Sayılı Kanunla DSİ’ye aşağıdaki görevler verilmiştir.

Madde 1– (Değişik madde: 11/10/2011-KHK/662/49.md.) Yerüstü ve yeraltı sularının zararlarını önlemek ve/veya bunlardan çeşitli yönlerden faydalanmak.

Madde 2 – a) Taşkına karşı koruyucu tesisler meydana getirmek, b) Sulama tesislerini kurmak, c) Sulak alanları ıslah etmek d) Enerji üretmek, e) Şehir ve kasabaların içme su ve kanalizasyon projelerini yapmak f) Akarsuları ıslah etmek, g) Yukardaki fıkralarda yazılı tesisleri işletmek, h) Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlerle ilgili olmak üzere rasat, tecrübe, istatistik, araştırma ve her türlü istikşaf işlerini yapmak, i) Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlerin her türlü etüt ve projelerini yapmak, p) (Ek : 11/10/2011-KHK-662/50 md.) Kullanılmış suları tekrar kazanmak maksadıyla gerekli tesisleri yapmak, r) (Ek : 11/10/2011-KHK- 662/50 md.) İşletmeye açılan hidroelektrik santrallerin su kullanım hakkı anlaşmalarına uygun olarak işletilip işletilmediğini kontrol etmek, s) (Ek : 11/10/2011-KHK-662/50 md.) Sınıraşan ve sınır oluşturan sular konusunda görev alanı ile ilgili çalışmalar yapmak.

Madde 4 – (Değişik madde 11/10/2011-KHK/662/51. md.) Etüt ve Plan Dairesi Başkanlığı; Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı olarak yeniden adlandırılarak bu Başkanlığımız emrinde yerüstü su kaynaklarının farklı maksatlarla tahsislerini yapmak maksadıyla Tahsisler ve Su Sicili Şube Müdürlüğü kurulmuştur.

Madde 38 – (Değişik: 11/10/2011-KHK-662/55 md.) DSİ’nin gelirleri içinde “Su tüketimi olmayan tahsisler hariç olmak üzere, tahsis edilen sulardan alınacak bedeller ile balıkçılık üretimine yapılan su tahsislerinden elde edilen gelirler” (g bendi) sayılmıştır.

  • 167 Sayılı Kanunda Tahsisle İlgili Hükümler

Madde 1 – Yeraltı suları umumi sular meyanında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu suların her türlü araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili bu kanun hükümlerine tabidir.

Madde 3 – (Değişik: 4/7/1988-KHK-336/1 md.; Aynen Kabul: 7/2/1990-3612/37 md.) Sınırları ve yapısal özellikleri belirlendikçe yeraltısuyu sahaları, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine, ilgili bakanlıkça “Yeraltısuyu İşletme Alanları” kabul ve ilan edilir.

Madde 4 – Yeraltı suyu işletme sahaları içinde 8 inci madde hükmüne göre belge alınarak açılması gereken kuyuların adedi, yerleri, derinlikleri ve diğer vasıflarıyla çekilecek su miktarı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü tarafından tayin ve tespit edilir.

Madde 10 – Arama belgesine dayanarak arazisinde yeraltı suyu bulunan kimse, bu suyu kullanabilir. Ancak, bir ay içinde Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğüne müracaat ederek kullanma belgesi alır.

(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/126 md.; Değişik: 14/2/2013-6427/1 md.) Kuyu, galeri, tünel ve benzerlerine ölçüm sistemleri kurulmadan kullanma belgesi verilemez. Ölçüm sistemlerinin kurulmasını lüzumlu kılacak yeraltı suyunun; kullanım maksadı, miktarı, havza sınırı ve diğer hususlar Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tespit edilir. Bakanlar Kurulunca tespit edilen hususlara ilişkin uygulama usul ve esasları ile ölçüm sistemine dair hususlar yönetmelikle belirlenir. Su ölçüm sisteminin kurulmasına dair süre Bakanlar Kurulu kararıyla uzatılabilir.

  • 1053 Sayılı Kanunda Tahsisle İlgili Hükümler

18 Nisan 2007 tarih ve 5625 sayılı kanunun 4. maddesi ile 1053 sayılı Kanunun adı “Belediye Teşkilâtı Olan Yerleşim Yerlerine İçme, Kullanma ve Endüstri Suyu Temini Hakkında Kanun” olarak değiştirilmiştir.

Madde 10- Kamu Yatırım Programında yer almak şartıyla belediye teşkilâtı olan yerleşim yerlerinin içme, kullanma ve endüstri suyunun temini hizmetleri ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün sağlık ve çevre açısından acil tedbirler alınmasını gerekli gördüğü öncelikli atık su arıtma ile ilgili yatırım hizmetleri için gelecek yıllara yaygın yüklenmelere girişmeye Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yetkilidir.

  • Enerji Sektörüne Yönelik Tahsisler

4628 sayılı Kanun kapsamında özel sektör tarafından geliştirilen HES projelerine yönelik olarak öncelikle “Mansap Su Hakları Raporu” hazırlanmaktadır. Raporun ilgili Makamlarca onaylanması ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından lisans verilmesi sürecini müteakip “Su Kullanım Hakkı Anlaşması” yapılmaktadır.

  • Su Tahsisi İle İlgili Yargı Kararları

DSİ’nin su tahsisi yetkisi ile ilgili yargı kararlarına bakacak olursak, idari yargıya intikal eden ihtilaflarda idari yargının verdiği kararlar ile; Türkiye’de hangi umumi suyun hangi kamu hizmetine tahsis edilmesi gerekeceği konusunda karar vermeye, tahsise, tahsisi kaldırmaya DSİ’nin yetkili olduğu hususu açıkça ve kesin bir biçimde ortaya konulmuş ve böylece 6200 sayılı kanunun 1. ve 2. maddelerinin yorumundan çıkarılan kamuya ait suların planlama ve tahsis yetkisinin DSİ’ye ait olduğu hususu yüksek yargı organlarınca da (Yerel İdare Mahkemeleri, Yargıtay ve Danıştay) hüküm altına alınmıştır.

Yukarıdaki kanun hükümleri ve yargı kararlarından da görüleceği üzere suyun her türlü tahsis ve kullanım işlemlerinde DSİ’nin izni veya görüşünün alınması gereklilik göstermektedir.

DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurulmuş olan Tahsisler ve Su Sicili Şube Müdürlüğü tarafından su tahsis ve kullanımları konusunda, mevcut ve mutasavver projeler, kadim su hakları, öncelikli su kullanımları ve suyun miktar ve kalite değerleri dikkate alınarak işlemler yapılmaktadır.

Su tahsis ya da kullanım izinlerinde verilecek olan görüşlerde suyun hangi amaç için ve ne miktarda kullanılacağı, suyun memba/mansap kullanımları dikkate alınarak görüşler oluşturulmaktadır.

DSİ tarafından mevcut mevzuat hükümlerine göre uygulamada diğer kurum ve kuruluşların görev alanlarına giren işlemlerle ilgili olarak su tahsis ve kullanım izinleri için birlikteliği sağlamak amacıyla Valilikler 9.9.2013 tarih ve 533861 sayılı yazı ile bilgilendirilmiştir.

Yapılan uygulama ile su tahsis ve kullanımlarına ilişkin işlemlerde suyun nitelik, niceliği ve öncelikli kullanımları dikkate alınarak görüş ve izin verilmekte olup bu verilere göre kayıt sistemi oluşturulmuştur.

  Doğal Mineralli Sular

Sınıflandırma AB (80/777/EEC) standartlarında (Bikarbonatlı 600mg/L ve Sülfatlı 200mg/L üzerinde) tanımlanmıştır. Ayrıca 13/6/2007 tarih ve 26551 Sayılı RG’de yayımlanan 5686 Sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ve 11.12.2007 tarih ve 26727 Sayılı RG’de yayımlanan Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde;

Doğal mineralli su;yerkabuğunun farklı derinliklerinde, uygun jeolojik şartlarda doğal olarak oluşan bir veya daha fazla kaynaktan yeryüzüne kendiliğinden çıkan ya da çıkartılan, mineral içeriği ve diğer bileşenleri ile tanımlanan; tedavi, şifa amaçlarıyla da kullanılan içme suyu, şifalı su ve benzeri adlarla anılan soğuk ve sıcak doğal suları

şeklinde tanımlanmıştır. Mineralli sular ile ilgili işlemler Maden İşleri Genel Müdürlüğü ve İl Özel İdarelerine verilmiştir. İlgili Yönetmeliğin İşletme ruhsatı başlığında 9. Maddesinde “…ruhsat alanı ve faaliyete ilişkin diğer veri mevzuattan kaynaklanan gerekli izinlerin alınması için ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları nezdinde en geç üç ay içinde girişimde bulunulması zorunludur” denilmektedir. Bu ifadeler ile DSİ’den görüş sadece mevcut ve mutasavver projeler kapsamında sorulmaktadır.

Mevcut durumda, herhangi bir amaç için kullanılan suların mineralli su olup olmadığından bağımsız olarak kullanıma uygun ise kullanımlarına ve tahsislerine ilişkin görüşler verilmektedir.

 

Kaynak: Su Kaynaklarının Geliştirilmesi  Ve Hidroloji  Çalışma Grubu Raporu-2.ORMANCILIK VE SU ŞURASI 5 – 7 Mayıs 2017. DSİ Genel Müdürlüğü-Ankara


  • gplus
  • pinterest

Yazar

Leave a comment