Sıcaklıklar Artıyor, Yağışlar Aynı

8 Eylül 2018

Prof. Dr. İlhami Ünver – Emekli

Bu konuları birileri dile getirmeli                                  

Geçtiğimiz yirmi yılda hava sıcaklıkları İstanbul’da 0,8 oC, Ankara’da 0,5 oC, Antalya’da 0,7 oC,  Diyarbakır’da ise 0,9 oC arttı. Son beş yılda Türkiye genelinde sıcaklık artışının hızlandığı belirlendi.

Fen bilimlerinde, çeşitli yönlere çekilip esnetilebilen genel görüşler yerine, gelişmeleri rakamlarla ortaya koymak daha geçerli bir yoldur. Böylece olayların büyüklüğü, hızı, değişimi gibi özellikleri tartışılmaz netlikte açıklanabilir. Bu yazının amacı da, içinde yaşadığımız koşullarda iklimde ortaya çıkan değişimleri rakamlara dayalı olarak irdelemektir. Örnek rakamlarla…

Görüşlerine değer verdiğim, iyi niyetinden kuşku duymadığım bir dost, alanımın dışındaki iklim değişimi konularında makale yazmamın doğru olmadığına üstü kapalı değinip, sitem etti. Uyarısını saygı ile karşılasam da:

  • Konuya değinmemi gerektiren olaylar doğrudan ilgi alanım olan “su ve toprak bilimleri” ile ilgiliydi. Önce Çorlu’da 25 yurttaşımızın yaşamına son veren kazanın bilirkişilerce, daha sonra Karadeniz Sahil Yolu’nda çöken köprünün üst düzey bir yetkili ve yerel bir bilim insanımızca “iklim değişikliği”ne bağlanma çabaları kabullenilemezdi. İhmalleri, suçluları aklama aracına birileri karşı çıkmalıydı.
  • Yer kabuğunun jeolojik oluşumları bir yana bırakılacak olursa toprak, okyanusların ardından en fazla karbon tutan doğal kaynaktır. Üzerindeki bitkilerle birlikte taşıdığı karbon miktarı, atmosferde bulunan karbonun yaklaşık üç katıdır. Küresel ısınmanın başlıca nedeni olarak gösterilen karbon dioksitin azaltmasında en önemli seçeneklerden biri, toprağı doğru yönetmektir. Böylece hem üretim artırılıp, hem de milyarlarca ton karbon atmosferden emilip uzaklaştırılabilir.

Ünye’de çöken köprü (büyük olasılıkla)  köprüyolu ayakta tutan sütunun zemine iyi tutturulmamış olmasından kaynaklanıyordu.  Çorlu’daki tren kazası ise, balastı düzenli biçimde yutma özelliği olan yöresel toprakla ilgiliydi. O tür topraklar, her yağışta genişler, kabarır, kuruyunca da büzülür ve çatlarlar. Böylece üzerlerindeki malzemeyi yavaş yavaş yutmaya başlarlar. Kuruluşta traverslerin altına serilen kırma taşlar, her bir ıslanma-kuruma sürecinde biraz daha derine iner. Süre verilemez, ama sonuçta yıllar geçtikçe derinlere gömülen bu balast malzemesi taşıma gücünü yitirir. Artık ilk ciddi akış (sel veya taşkın), kitleyi söküp yerinden atabilecektir.

Makalenin tümünü okumak için lütfen tıklayınız

İklim değişikliği mi, yoksa iklimde değişiklikler mi


  • gplus
  • pinterest

Yazar

Prof.Dr. İlhami Ünver

Prof. Dr. İlhami Ünver (E)

Su ve Toprak Bilimleri uzmanı

Leave a comment