Mustafa Kemal Atatürk Yılı, Kirli para petro-dolar,
Mustafa Kemal Atatürk Yılı, Kirli para petro-dolar, Uzakdoğu gezisi,
Bölgemizde bazı gelişmeler, Münih Güvenlik Konferansı…

Mustafa Kemal Atatürk Yılı
Sayın Sinan Meydanın önerisi ile başlatılan 2019 yılını Mustafa Kemal Atatürk yılı ilan edilmiştir ben de yazılarımda severek bu görevi kabul ettim. Bugünkü yazımı “Bütün Dünya” dergisinin 1 Kasım 2018 sayısından aldım.

Atatürk’ün doğumunun 100. yılında UNESCO şu ifadelerle 1981 Atatürk yılı ilan etmişti. “ATATÜRK ULUSLARARASI ANLAYIŞ VE BARIŞ YOLUNDA ÇABA HARCAYAN ÜSTÜN BİR KİŞİDİR OLAĞANÜSTÜ BİR DEVRİMCİDİR. SÖMÜRGECİLİK VE EMPERYALİZME KARŞI SAVAŞAN İLK ÖNDERDİR.”

Ve devam ediyor; İnsan haklarına saygılı dünya barışının öncüsüdür insanlar arasında hiç bir din dil ırk ve cinsiyet ayırımı gözetmeyen eşsiz bir devlet adamıdır.

(1981 yılında UNESCO’nun her Türk için onur duyacağımız bu kararı o yıllarda ülkemizde Kenan Evren’in faşist yönetimi nedeni ile yeteri kadar sağlıklı algılanamamıştır. Orhan Ayber)

Kirli para petro-dolar, Uzakdoğu gezisi
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’ın Uzakdoğu’da ilk durağı Pakistan oldu. Kendisine ülkenin en önemli sivil nişanı olan “Nişan-ı Pakistan” takdim edildi ve 20 milyar dolarlık anlaşma yapıldı. Türk dostu olarak bilinen Pakistan’ın bir Türk yetkilisine böyle bir nişan takdim edildiğine hiç tanık olmadım.

Prens’i Hindistan’da başbakan Narendra Modi ellerinde çiçeklerle havalimanında karşıladı. Protokolü yok saydı ve iki ülke arasında yeni bir dönemin başladığını ifade etti. Ve tabii ki pek çok yatırım anlaşması imzalandı.

Prens’in son durağı Çin oldu. Orada da en üst düzeyde karşılandı.  Şi Cinpink tarafından ve pek çok anlaşmalar imzalandı ve en ilginci bundan böyle tüm Suudi okullarında Çince eğitim kararı alındı.

Orhan Ayber’in notu: Bir süre önce kendi yurttaşını hunharca katleden Selman’ın dünyada kendisine gösterilen bu olağanüstü ilgi uygarlık adına insanlık adına utanç verici olarak nitelendiriyorum.

Bölgemizde beni inciten bazı gelişmelerden söz etmek istiyorum.
1) Azerbaycan geçtiğimiz günlerde İsrail’den insansız hava aracı aldı ve yüksek miktarda para ödedi. Oysa aynı silahı Türkiye de Rusya da daha iyisini üretiyor. Şimdi bulunduğumuz coğrafyanın haydut ülkesi İsrail Azerbaycan’ın TANAP gazının alternatifi olarak Türkiye’yi devre dışı bırakıp doğu Akdeniz gazını Avrupa’ya pazarlayacak olan bu ülke ile ilişkiniz hiç hoş olmadı iki devlet bir millet gibi söyleminize de yakışmadı.

2) Esad’ın küstahlığı; son günlerde ülkemizde Suriye ile olumlu gelişmeler yaşanırken pek çok strateji yorumcumuz Suriye yönetimi ile çok önemli yorumları paylaştığı günlerde Esad’ın “Türkiye ABD’nin çok ucuz uşağıdır” lafı çok çirkin oldu ve asla kabul edilemez.  Ben bu sözlerin sorumlusu olarak Putin’i görüyorum ve Esad’ı fazla şımarttığınızı düşünüyorum.

3) Abu Dabi’deki (IDEX) fuarında Rusya ile Suudi Arabistan arasında çok geniş bir işbirliğinden söz edildi ve Rusya’dan pek çok silah alan Suudiler S400’lere ilgi duyduklarını ifade ettiler. Bakalım bizim S400 almamızı karşı çıkan ABD ve NATO ilgilileri acaba ne düşünecekler?

Münih Güvenlik Konferansı  
Bu konferans sonuç olarak sadece bulunduğumuz yılı değil yerküremizin geleceğini de etkileyecek potansiyelleri taşıyor. Önce konferansın başkanı Wolfgang Ischinger’in (Alman siyaset bilimci, konferansın sürekli başkanı) konuşmasından çarpıcı başlıklar verelim:

Bir çağ kapanıyor yeni bir çağ açılıyor
Her yerde siyasi krizler kalıcılaştı. (Çatışma noktaları, Suriye – Türkiye sınırı ve Venezüella’yı kastediyor.)
Terörist saldırılar ebola salgını iklim değişikliği gibi büyük felaketlere yol açacak güvenlik sorunları ve ufukta yükselen büyük güçler arası çatışma olasılığı.
Katılımcı emperyal ülkeler birbirlerini suçladı.
Çin silahlanmaya devam edeceğini vurguladı.
ABD, Rusya ve Çin birbirlerini suçladılar.
NATO Genel Sekreteri Stoltenberk Rusya’yı suçladı, INF’yi (Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması) engelleyenin Rusya olduğunu iddia etti.
Ve Trump ocak ayında Rusya, Çin, İran ve Kore’den gelecek tehditlere karşı yeni bir hava savunma sistemini devreye sokacağını söyledi.

Şimdi bu konferansa katılan basının görüşlerine gelelim
Financial Times; birbirleri ile konuşmuyorlar adeta birbirlerine bağırıyorlardı!!!
Wall Street Journal; bu konferansta demokratların ve cumhuriyetçilerin resmen bölündüğü ortaya çıktı
Le Monde; bu konferansta ABD ile Avrupa arasındaki çatlak iyice derinleşti.
Politico; aslında konferans güvensizlik konferansı oldu.

Şimdilik bu kadarla yetinelim bu gerçeklere bakarak bu konferansın sonuçları neler getirecek?
Uzun vadede NATO dağılma riski taşıyor.
Avrupa doğu blokuna yanaşırken yani Atlantik den koparken Avrasya’ya yönelecek.
Avrupa’da gittikçe sağcı yönelişler sonucunda özellikle Türk ve Müslümanlar için zor günler olacak.
Yaklaşık 5-10 sene sonra küresel ısınma sonucu bütün dünya bedel ödemeye başlayınca tüm dünya ortak hareket etmek gereksinimi duyacak.

Deniz Baykal  
Birkaç gün önce Sayın Baykal’ın meclisteki yemin törenini izledim. Çok ama çok üzüldüm. Geçmiş yıllarda pek çok beraber siyaset yaptım.

İlk olarak 1968 yılında ben Manisa Belediye Başkanı adayı iken rahmetli Bülent Ecevit beni desteklemesi için o zaman bilim kurulu üyesi olarak Deniz Baykal ve Önder Sav gelmişti. O zaman tanışmıştık,  sonra uzun yıllar siyasette çok şeyler paylaştık.

Kendisine kalan ömründe mutluluklar dilerim ve siyaset zamanında bırakılmalı düşüncemi bugünün bazı siyasetçilerine tavsiye ederim!!!

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Sayın Osman Akbaşak son yıllardaki yazılarımı topladı. İlgilenen dostlarım şuradan ulaşabilirler:
http://www.osmanakbasak.com/Konuklarim/Orhan_Ayber/Orhan_Ayber_Yazilar.html


  • gplus
  • pinterest

Yazar

Leave a comment