Kanal İstanbul Hidrolik açıdan problemli değil

Prof. Dr. Atıl Bulu  

2.11 2018

2013 Yılında Kanal İstanbul’un Hidrolik yönden araştırıldığı bir rapor hazırlayan Okan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı ve SPD Hidropolitik Akademi Merkezi üyesi Prof. Dr. Atıl Bulu bu konudaki görüş ve önerilerini aşağıdaki şekilde özetliyor ;

“Dünya mirası olan İstanbul şehrimizin İstanbul Boğazı doğal bir zenginliğimizdir. Montrö Sözleşmesine göre barış zamanında bütün ticari gemilere para vermeden ve kılavuz kaptan almadan geçme olanağı sağlanmıştır. Bugünkü verilere göre günde ortalama 150 (saatte 7) ticari gemi Boğazdan geçiş yapmaktadır.

 

Gemilerin tonajları sürekli artmakta olup, Montrö sözleşmesinde tonaj sınırlaması getirilmemiştir. Özellikle akaryakıt tankerleri ve çeşitli çevreye büyük zarar verebilecek yükler içeren gemiler bir kaza anında büyük maddi ve manevi zararlara neden olmaktadır. Bir kaza anında oluşan akaryakıt yayılmasının meydana getirdiği çevre felaketinin temizlenmesi onlarca yıl almaktadır. Herhangi bir kaza anında kanalın Marmara ve Karadeniz çıkışlarına yapılacak kapaklarla yayılan yakıt kanal içinde tutularak, temizlenmesi daha kolay yapılır. Sızan ve yayılan akaryakıt yüzeyde kalacağından, kanalın giriş çıkışına veya aralarda yapılacak yüzen kapaklarla da bu sağlanabilir.

 

 

Biz bu projeyi sadece Hidrolik açıdan inceledik ve raporumuzu yazdık.Kanal İstanbul’u Hidrolik açıdan incelediğimizde herhangibir probleminin olmadığını tespit ettik  Bunun yanısıra önerilen seçenekler arasında Küçükçekmece – Sazlıdere – Durusu (Terkos Doğu) Koridorunun en uygun kanal güzergâhı olduğunu belirttik.. Küçükçekmece gölü bu güzergah için  5 km hazır kanal olanağı sağlamaktadır. Diğer taraftan  Sazlıdere barajının devre dışı kalması, Melen projesinin bütünüyle devreye girmesi durumunda, İstanbul’un Avrupa yakasında su eksikliğine neden olmayacaktır.

 

Melen projesinde Terkos gölü ve Alibeyköy barajı hazne olarak planlanmıştır. Bu nedenle Terkos gölü korumasına özellikle özen gösterilmelidir.Yeraltı su seviyesinin (- 150 m) ye indiği Trakya’da sulama ve kullanım için su sıkıntısı büyük boyutlardadır. Istranca barajlarındaki 376 milyon m3 su Trakya’ya verilmelidir.

Kanalın yapılması ile İstanbul Boğazı, Kanal ve Marmara’da oluşacak yeni hidrodinamik yapı, kirlilik parametreleri de alınarak, hidrolik olarak teorik ve deneysel modelleme çalışmaları ile incelenmelidir.

HPA News


  • gplus
  • pinterest

Yazar

Leave a comment