İklim değişikliği ve kooperatifleşme
Prof. Dr.Harun Uysal »

Sıcaklık  artışının bu yüzyıl sonuna kadar 1.5 derecede tutulabilmesi için ABD hariç dünyanın geri kalan hükümetleri mücadele veriyorlar.

Mücadele daha çok, sera gazı emisyonlarını azaltma yönünde oluyor.

Bunun için de ülkelerin fosil yakıtlardan vazgeçmeleri ve politikalarını yenilenebilir enerjiden yana oluşturmaları gerekiyor.

Bu konuda, başta Almanya olmak üzere, AB ülkeleri bir hayli yol almış durumdalar.

Örneğin Almanya 2030 yılında elektrik üretimini tamamen yenilenebilir enerjiden elde edecek.

***

Ancak birçok ülke, henüz bu konuda yeterince adım atmıyor.

Burada fosil yakıt çıkaran, işleyen ve satan uluslararası şirketlerin rolü var tabii ki.

Yine de dünya, küresel iklim değişikliğinin “Çin’in bir uydurması” olduğunu söyleyen ABD Başkanı Trump gibi düşünmüyor.

Kaplumbağa hızıyla da olsa iklim değişikliğinin etkilerini azaltma yönünde çabalar var.

Dünya liderleri Trump gibi düşünse de, sıcaklık artışı yüzyılın sonunda 3.2 dereceye ulaşacak.

Climate Central (İklim Merkezi)’daki bilim insanları, bu durumda deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle, su altında kalacak karasal bölgelerde ve adalarda yaşayan 275 milyon insanın göçe zorlanacağını söylüyorlar.

***

Sorun sadece kentlerin sular altında kalacak olmasıyla da bitmiyor.

3.2 derecelik artış nedeniyle kasırgalar, seller, kuraklık, tarımsal üretimde azalma, susuzluk ve açlık meydana gelecek.

Buzlar eriyecek ve buzullarla kaplı topraklardaki metan gazı atmosfere karışacak.

Bu da sıcaklıkların daha da artmasına neden olacak.

Buzulların erimesi ayni zamanda birçok zararlı mikroorganizmanın da hayat bulması anlamına gelecek.

Türkiye’ye gelince…

Hala fosil yakıt temelli elektrik santralleri kuruluyor.

Halbuki rüzgarın ve güneşin bol olduğu Anadolu ve Trakya coğrafyasında, elektrik üretiminde söz konusu yenilenebilir kaynak yatırımlarına daha fazla destek ayrılması gerekiyor.

***

Bereket, iklim değişikliği son zamanlarda Türkiye’deki toplantılarda daha fazla konuşulmaya başlandı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından geçen hafta Antalya’da düzenlenen “Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvancılık Çalıştayı”ndaydım.

Çalıştayda küresel iklim değişikliği ile mücadele ve kooperatiflerin daha fazla desteklenmesi konularını gündeme getirdim.

Küresel iklim değişikliği ile mücadelenin hükümetlerin işi olduğunu, bireysel bazda üreticilerin bunun etkilerini ortadan kaldırmalarının olanaksız olduğunu anlattım.

Küresel ısınmaya tarımın önemli oranda olumsuz katkısının olduğu bilindiğine göre, bunun önüne ancak kooperatifler eliyle geçilebileceğini ifade ettim.

Konu da çalıştay sonuç raporuna girdi.

Bekleyip göreceğiz bakalım.


  • gplus
  • pinterest

Author

Leave a comment