Deniz Bitti ama……

“GİRİŞ” yerine…
Söylemek gibi olmasın: Ülkemizde “doğal” süreçler, ortamlar ile varlıklara, bu kapsamda orman
ekosistemlerine yönelik duyarlılıklar ile eylemlerde çeşitli olumsuzluklar yaşanıyor; ilginçtir, bu
olumsuzluklar nedense bir türlü aşılamıyor. Yalnızca ülkemizde mi böyle oluyor, bilemiyorum. “Doğal”
süreçler, ortamlar ile varlıklar hem gerektiğince hem de yeterince bilinmiyor, tanınmıyor; bilenler
ve tanıyanlar ise ya gerektiğince paylaşımcı değil ya da gerekli iletişim olanaklarından yoksunlar;
bilemiyorum. Ancak, bana kalırsa, bu bağlamda göreli olarak büyük önem taşıyan yanılsamalardan
birisi indirgemecilik ise ötekisi de soyutlamacılıktır. Sözgelimi; ekolojik, toplumsal, ekonomik,
kültürel gelişmeler, bu kapsamda hukuksal düzenlemeler, dahası, teknik uygulamalar hem
birbirlerinden hem de bölge, ülke ve dünyadaki ilgili gelişmelerden soyutlanıyor. Bu gerçeğe ülkemizden
yüzlerce örnek verilebilir. Örneğin; ”orman”, özellikle de “devlet ormanı” sayılan arazilerin
başına gelen ya da gelebilecek olan olumsuz düzenleme ve uygulamalar çoğunlukla yalnızca sonuçtur. Ne var ki, tartışmalar hemen hemen yalnızca bu sonuçlara; ilgili kuruluşun yöneticilerinin ya da siyasal iktidarın bireysel yetersizlikleri, keyfilikleri ya da “uyanıklıkları” vb öznel nedenlere indirgeniyor. Sözgelimi;
✓ çeşitli toplumsal sınıf ve kesimlerin, dolayısıyla da siyasal iktidarların orman ekosistemlerine
yöneliminin ülkemizde de ağırlıkla arazi temelli olduğu;
✓ bu yönelimin temelde hem toplumsal sınıf ve katmalara göre hem de tarihsel ve yöresel olarak
farklılaştığı,
ise en azından gerektiğince göz önünde bulundurulmuyor. Bu nedenle, özellikle, orman ekosistemleri
ile ormancılık düzeninde olup bitenler çoğunlukla tüm boyutlarıyla kavranamıyor; dolayısıyla da
orman ekosistemlerinin korunmasına yönelik duyarlılıklar ile eylemlilikler de “orman popülizmi” düzeyini aşamıyor.

“- Peki, neden böyle oluyor?” derseniz…

Makalenin tamamı için lütfen tıklayınız

Ormanlar ve ormancılık üzerine sessiz tartışmalar (36)


  • gplus
  • pinterest

Yazar

Doç.Dr.Yücel ÇAĞLAR

Orman Yüksek Mühendisi
• 1970 yılında İÜ Orman Fakültesi’ni bitirmiştir.
• 1976 yılına değin Orman Genel Müdürlüğü’nün Edremit, Siirt ve Sarıkamış Devlet Orman İşletmeleri’nde orman bölge şefliği görevlerinde bulunmuş; 1973-1976 aralığında Ormancılık Araştırma Enstitüsü’nde ve Kasım 1976- Mart 2007 döneminde de Milli Prodüktivite Merkezi’nde orman işletmeciliği, ormancılık ekonomisi, çevre yönetimi, ve verimlilik yönetimi konularında araştırmanlık ve eğitmenlik yapmıştır.
• 1976 yılında A.İ..T.İ.A’da “Matematik-İstatistik” dalında yüksek lisans, 1986 yılında İÜ Orman Fakültesi’nde doktora yapmış, 1988 yılında da yine İÜ Orman Fakültesi’nde doçent olmuştur.
• 1981-1982 döneminde aylık “Ormancılığımıza Katkı” gazetesini ve 1985-1991 döneminde de bilimsel, iki aylık “Çevre ve Ormancılık” dergilerini yayımlamıştır.
• 1989 yılında Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği’ni kurmuş; bu Dernek çatısı altında, çoğunluğu Birleşmiş Milletler olmak üzere çeşitli ülkelerarası kuruluşlar tarafından desteklenen yirmi dolayında projeyi yürütmüş; çeşitli demokratik kitle örgütlerinde gönüllü yöneticilik ve danışmanlık yapmış, etkinliklerini örgütlemiştir.
• 1986 Yılında Türkiye Ormancılar Derneği tarafından “Yılın Ormancısı” seçilmiş, 1994 yılında Milliyet Gazetesi’nin “Abdi İpekçi Barış Ödülü”nü, 1995 yılın Türkiye Ziraatçılar Derneği’nin “Özel Ödülü”nü, 1997 yılında TEMA’nın “Hizmet Ödülü”nü, 2003 yılında TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın “Çevre Toplum Başarı Ödülü”nü, 2008 yılında da Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nün “Çevre Hizmet Ödülü”nü almıştır.
• 1994-2001 döneminde TÜBİTAK Tarım, Ormancılık ve Gıda Teknolojileri Grubu Yürütme Komitesi’nde “ormancı üye” olarak görev yapmıştır.
• Çevre Bakanlığı’nın Türkiye Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı’nı, Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Çevre Özel İhtisas Komisyonu Raporu’nu hazırlamıştır.
Kitap olarak yayımlanmış kırkı aşkın araştırması, çeşitli yayın organlarında yayımlanmış incelemeleri vardır.

Leave a comment