Büyükşehir Su ve Kanalizasyon İdareleri  İçin GENEL DEĞERLENDİRME ve  GELECEĞE YÖNELİK  ÖNERİLER

 

 

Mukayeseli değerlendirme (benchmarking), performans gelişimini destekleyen temel araçlardan biridir. Bu çalışma; 2017 yılında Türkiye’deki SUKİ’ler için gerçekleştirilen ilk kapsamlı mukayeseli değerlendirme çalışmasının devamı niteliğinde olup, ilk çalışmada elde edilen sonuçlar, deneyimler ve SUKİ’lerin geri bildirimleri esas alınarak yürütülmüştür.

Veri temin süreci yaklaşık 5 ay olarak planlanmış, ancak idareler tarafından yapılan erteleme talepleri doğrultusunda, 2017 yılında gerçekleştirilen çalışma ile benzer olacak şekilde yaklaşık 7 ayda tamamlanabilmiştir.

Özellikle 6360 sayılı Kanunla kurulan idarelerin sürece ilgisi ve katılma motivasyonlarının artması sebebiyle, bu çalışmada veri paylaşan idare sayısında 2017 yılına göre artış gözlenmiştir. İdare sayısında gözlenen artış aynı zamanda değişkenlerin yanıtlanma oranlarına da yansımıştır. Mukayeseli değerlendirme çalışması ile SUKİ’ler, kurumsal kapasite, içme suyu ve kanalizasyon hizmetlerine ilişkin birçok bilgi derleyerek veri tabanı oluşturmuştur.

2017 yılında gerçekleştirilen çalışmada kurumsal kapasite, içme suyu ve kanalizasyon ile ilgili değişkenlerin ortalama yanıtlanma oranları sırasıyla %71, %54 ve %49 seviyelerindeyken, 2019 yılında bu oranlar %84, %76 ve %71 seviyelerine çıkmıştır. Kurumsal, içme suyu ve kanalizasyon ile ilgili değişkenlerin yanıtlanma oranlarında 2017 yılında sırasıyla %18, %41 ve %45’lik artış gözlenmiş olup, bu durum kurumlarda veri toplama ve saklama konusunda gelişmeler olduğunun göstergesidir. Gözlenen gelişme, ilk çalışmada idarelerin takip etmeleri gereken veriler hakkında bilgi sahibi olmaları ve proje başlangıcında düzenlenen çalıştay dolayısıyla proje hakkında farkındalıklarının artması ile ilişkilendirilebilir.

Farklı göstergelerin analizi yapıldığında; bir idarenin performansını yansıtmak açısından tek bir göstergenin yeterli olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla, idarelerin performansı belirlenirken farklı gösterge grupları oluşturulmalı ve ilgili idarenin performansını etkileyen faktörler dikkate alınmalıdır. Çalışma kapsamında, idarelerin yeterliliği ve etkinliği kurumsal başarılarının ve sürdürülebilirliklerinin temelini oluşturan 7 önemli alt kategoride sorgulanmıştır.

Kurumsal, ekonomik ve finansal, müşteri hizmetleri, enerji verimliliği, içme suyu hizmetleri, kanalizasyon hizmetleri ve çevresel olmak üzere belirlenen tematik kategoriler, farklı faaliyet alanlarının ayrı olarak performanslarını değerlendirebilmek açısından oldukça önemlidir. Farklı kategorilerde analiz edilen idareler aynı zamanda bütüncül açıdan oluşturulan endeks dahilinde de toplam puana göre bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Bu aşamada bir önceki projede uygulanabilirlik açısından onaylanmış ve IBNET Apgar ve WUVI Endeksleri’nin Türkiye şartlarına  göre revize edilmesi sonucu oluşturulmuş Uyarlanmış Apgar Endeksi kullanılmıştır.

  1. Apgar Endeksi’ne göre idarelerin yanıtları belirli bir puanlama sistemi ile sıralanmış olup, 3 farklı performans kategorisine giren idarelerin bulunduğu gözlenmiştir. Türkiye genelinde değerlendirme yapılan 27 idare için ortalama U. Apgar Endeksi 8.44 olarak belirlenmiş olup, bu değer, endeks skalasında kritik seviyeye karşılık gelmektedir.

Kurumsal stratejik yönetim göstergeleri arasındaki “geçerli olan ve idarece uygulanan bir master planın varlığı” göstergesi için bilgi veren 27 idarenin beyanlarına göre bir master plana sahip olmayan idarelerin oranı yaklaşık %60’tır. SUKİ’lerin hizmetlerini kısa vadeli çözümler yerine en az 30 yıllık bir perspektifle ve programla hazırlanmış olan bir master plana dayandırmaları önceliklendirilen konular arasında yer almalıdır. Stratejik yönetim başlığında bir diğer gösterge olan “idarede AR-GE biriminin varlığı” sorgulandığında ise 26 idare arasında müstakil AR-GE birimine sahip idare sayısı sadece 5’tir. İçmesuyu ve atıksu konularında geniş araştırma sahasına sahip sektördeki AR-GE faaliyetlerini yaygınlaştırmak üzere, bilhassa yeterli mali ve teknik imkanlara sahip SUKİ’lerin bünyelerinde ayrı bir AR-GE birimi kurmaları tavsiye edilmektedir.

Kurumsal insan kaynakları alt başlığında incelenen göstergeler arasında yer alan “hizmet verilen 1000 abone başına düşen personel” göstergesi insan kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına dair çok önemli bir ölçüttü

27 SUKİ için ortalaması 2.93 olan bu gösterge, 1.52 ve 6.54 gibi geniş bir aralıkta değişmektedir. Bu göstergeye dair dünyada kesin bir standart olmamakla birlikte, yerel şartlara bağlı olarak bu değerin 3’ü geçmemesi beklenmektedir. Bu bakımdan, idarelerin norm kadro planlamalarında bu hususu dikkate almaları gerekmektedir. İçme suyu hizmetleri ile ilgili analiz sonuçlarına göre; su temini hizmetlerindeki kritik alan, su dağıtım şebekelerindeki ortalama %40 düzeyinde seyreden su kayıp oranı olup, İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği gereğince bu oranın hızlı şekilde %25’in altına çekilmesi gerekmektedir. Nitekim çalışma kapsamında yapılan hesaplamalara göre su kayıp ve kaçakları sonucu oluşan yıllık ekonomik kayıp 7 milyar TL’yi aşmaktadır. Bu itibarla; idarelerin fiziki kayıp kaçak oranını temsil eden ve mevcut durumda ortalama değeri 5.77 olan altyapı kaçakları endeks (ILI) değerinin orta vadede 4’ün, uzun vadede (2030 sonrası) ise 2’nin altına çekilmesi temel hedefler arasında yer almalıdır.

Atıksu hizmetlerinde önem verilmesi gereken en temel konu kanalizasyon şebeke hattı ve atıksu arıtma hizmet seviyeleridir. Hizmet oranları sırasıyla %86 ve %71 olan bu hizmetlerin oranlarının %100 seviyesine getirilmesi yönünde altyapı yatırımları hız kesmeden devam etmelidir. Atıksu arıtma hizmet oranları artırılırken diğer yandan, arıtılan atıksu miktarında ileri biyolojik arıtma proseslerinin payının da süratli şekilde yüksetilmesi de hedeflenmelidir. Atıksu hizmetlerinde bir diğer önemli husus atıksuların yeniden kullanımıdır. İdarelerde yeniden kullanılan atıksu oranlarının oldukça düşük seviyelerde olduğu görülmüştür. Bu oranın artırılması için idareler yeni teknolojilerin uygulanması ve ekipmanların kullanılması konusunda çalışmalar gerçekleştirmelidir.

Enerji ile ilgili analizler incelendiğinde; enerji giderlerinin toplam bütçe giderleri içindeki payının farklı kurumlar için oldukça geniş bir aralıkta değiştiği görülmektedir. Bu açıdan değerlendirme yapıldığında, idarelerin hizmet verdiği şehirlerin topografik yapısı, su kaynaklarının içerisinde yerüstü ve yeraltı su kaynaklarının dağılımı ile şehre uzaklığı gibi faktörlere bağlı olsa da, özellikle yüksek oranların elde edildiği idarelerde enerji verimliliği konusunda çalışmalar yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Atıksu arıtma tesislerinde enerji nötr veya pozitif tasarım ve işletim pratiklerinin geliştirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.

Gerçekleştirilen mukayeseli değerlendirme çalışmasında her idareye, diğer idarelerle kendilerini mukayese etme imkanı sağlandığı gibi, zamansal açıdan bireysel performanslarındaki değişimleri de takip edebilme olanağı sağlanmıştır. Böylece kurumların birbirleriyle ileriye yönelik teknolojik ve yönetimsel dayanışmalarına Zemin oluşturulmuş, kurumlar performans paylaşımına teşvik edilmiştir.

Stratejik planlama performans programlarıyla uygulanabilir hale geldiği için mukayeseli değerlendirme çalışması stratejik planlamada da önemli bir rol oynayacaktır. Bu çalışma ile SUKİ’lerde karar verme sürecinde oldukça etkin rol oynayan bilgi akışının artırılması ve böylece daha etkin yönetim stratejilerinin oluşturulması sağlanmıştır.

Türkiye’deki SUKİ’ler, imtiyazlı kamu tekelleri olmaları nedeniyle, performanslarının değerlendirilebilmesi için dış göze ihtiyaç duyulmaktadır. Mukayeseli değerlendirme çalışması bu açıdan oldukça önem arz etmekte olup, gelecekte yönetmeliklere ilave edilerek uygulanabilir hale getirilmesi, gerek idari gerekse teknik açıdan kurumlarda önemli gelişmelere yol açacaktır. Ancak mukayeseli değerlendirme çalışması, her bir idarenin başarısını ölçen bir karne veya rapor olma niteliğinden çok geleceğe yönelik gelişim ve sürdürülebilirlik sağlayan bir araç olarak değerlendirilmelidir.

Türkiye’deki SUKİ’lerin, ortak sorunlarına hızlı ve düşük maliyetli çözümler geliştirmek, eğitim/sertifikasyon faaliyetlerini yürütmek, uygulamalı ortak AR-GE çalışmaları yapmak, bilgi ve tecrübe paylaşımını desteklemek üzere; benzerleri Hollanda (Su İdareleri Birliği-VEWIN) ve ABD’de de (Su Çevre Araştırma Vakfı-WERF) olan türden bir üst yapılanmaya (Su ve Kanalizasyon İdareleri Birliği gibi) gitmelerinde fayda görülmektedir.

Türkiye Su Enstitüsü (SUEN), 2016 yılında 2015 ve 2017 yılları verileriyle SUKİ’ler arasında mukayeseli değerlendirme çalışmalarını başlatarak, Merkezi Yönetim Yatırım Programı yoluyla finansmanını sağlayarak ve çalışmaların yürütülmesinde kurumsal destek sağlayarak ülkemizde gecikmiş bir çalışma için öncülük ve rehberlik etmiştir.

Ancak, bu çalışmaların esas yararlanıcıları Su ve Kanalizasyon İdareleridir. Bu bakımdan, ileride mukayeseli değerlendirme çalışmalarının finansmanının, yararlanıcıları olan SUKİ’ler tarafından sağlanması çalışmaların uzun vadede sürdürülebilir olması açısından elzemdir. Finansman SUKİ’ler tarafından sağlansa bile, çalışmaların SUEN veya benzeri bir akademik kurum tarafından yürütülmesi sonuçların tutarlılığı ve güvenirliği açısından yerinde olacaktır.

Kıyaslama çalışmaları dahil SUKİ’lerin ortak problemlerinin çözümü için Su ve Kanalizasyon İdareleri Birliğinin kurulması önerilmekle beraber, böyle bir Birlik kuruluncaya kadar bu tür hizmetlerin Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) çatısı altında oluşturulacak bir birim tarafından yürütülmesi tavsiye edilmektedir.

Her ne kadar bu raporda su ve atıksu konularındaki kıyaslama metodolojisi ve sonuçları verilmiş ise de, bu çalışmanın katı atıklar, hava kirlenmesi gibi konulara ve Büyükşehir statüsü dışında kalan diğer il belediyelerine de yaygınlaştırılması mümkündür

 

Kaynak: Büyükşehir Su ve Kanalizasyon İdareleri arasında MUKAYESELİ DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI MART 2019 SU-EN


  • gplus
  • pinterest

Author