Akdeniz Kıta Sahanlıkları

A.Suha Umar

Büyükelçi (E)

SPD Hidropolitik Akademi Üyesi  

21 Nisan 2019

Kıbrıs Rum yönetimi ile Yunanistan’ın, Akdeniz deniz alanlarının ve kıta sahanlıklarının aidiyeti konusundaki tutumlarına karşılık olarak, Birleşmiş Milletler Nezdindeki Daimi Temsilcimiz Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu imzası ile BM’e gönderilen mektup, bazıları tarafından, Türkiye’nin Ege Adaları ve Ege-Akdeniz kıta sahanlığı haklarının terk edilmesi olarak yorumlanmaya çalışılıyor.

Mektupta sözü edilen 28. boylam Kıbrıs Adasının batısından, Girit Adası’nın neredeyse ortasında geçer

Bakanlık yazısında bu boylamın batısındaki deniz alanlarının, -ekonomik bölge- ve kıta sahanlığının ilgili ülkeler arasında görüşmelerle belirleneceğinin  ifade edildiği anlaşılıyor.

Bu açıdan bakıldığında Türkiye-Yunanistan Ege kıta sahanlığı sorunu çözülmeden, bu iki ülkenin ve daha başkalarının Akdeniz kıt sahanlıklarının sınırları belirlenemez.

Yine bu açıdan bakıldığında Kıbrıs bir ada devletidir. Ada devletlerinin kıta sahanlığı ve denizalanı hakları tamdır. Devlet olmayan adaların ise konumlarına bağlı olarak, bu hakları çoğu kez sınırlıdır. Dolayısıyla Akdeniz kıta sahanlıklarının belirlenebilmesi için Türkiye-Yunanistan ve GKRY kıta sahanlıklarının kesiştiği nokta saptanmak zorundadır. (Türk kıta sahanlığının Girit Adası’nın güneyine geçip, Libya kıta sahanlığı ile birleşip birleşmeyeceği de buna bağlıdır.) Bu noktanın veya çizginin güneyi ise Mısır (Libya?) kıta sahanlığı ile çakışacaktır.

Halen Yunanistan ve GKRY bu alanda sadece kendilerinin kıta sahanlığı hakkı olduğunu düşünerek hareket ediyorlar. Arama ruhsatlarını vs bu yaklaşımlarına uygun olarak düzenliyorlar.

Dışişleri Bakanlığı’nın yönergesiyle hareket ettiği kuşkusuz olan Sinirlioğlu bu yazı ile o bölgede (28. Boylamın doğusu ve batısı) Türkiye’nin de hakkı olduğunu -üstelik sınırları oldukça geniş tutarak- vurguluyor.

Kısacası verilen değil aksine üzerinde hak iddia ettiğimiz  denizalanları/kıta sahanlıkları söz konusu.

Milli Savunma Bakanlığı eski Müsteşarı Ümit Yalım’ın yazısı ile basına yansıtılan, Türkiye’nin Akdeniz’deki kıta sahalığının sınırlarını gösterdiği ifade edilen haritadaki sınırlar Türkiye’nin hak iddia ettiği alanın belki uluslararası hukukun bile tanıyacağından fazlasına işaret etmektedir.

Ege kıta sahanlığı sorununun temelini oluşturan “adaların kıta sahanlığı” konusu, sorunun çözümünü bugüne kadar engellemiştir. Büyükelçi Sinirlioğlu’nun mektubu bu konuya işaret etmekte, 28. boylamın batısındaki kıta sahanlığının ve deniz alanlarının ilgili ülkeler arasında görüşmelerle belirleneceğini belirtmektedir ki bu Türkiye’nin 1970’li yıllardan beri izlediği siyasete uygundur.

Girit ve karayelindeki (kuzeybatısındaki) adaların aidiyeti için, “Ege Adaları kime aittir?” yazıma bakılabilir.

Kanımca Sayın Yalım bilerek ancak amaçlı olarak veya bilmeden görüş belirtiyor ayrıca zaman zaman biraz abartıyor ve böyle yaparak bazı hallerde Türkiye’nin elini zayıflatıyor

Yazının PDF  versiyonu için lütfen tıklayınız

Akdeniz Kıta Sahanlıkları -Suha Umar

 

 

 

 

 

 

 

 


  • gplus
  • pinterest

Author

Leave a comment