73. Türkiye Jeoloji Kurultayı’nda “HİDROJEOLOJİ, SU KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ OTURUMU”

Ülkemizin yerbilimleri alanında bir geleneği haline gelen ve 1947 yılından beri kesintisiz olarak devam eden uluslararası katılımlı Türkiye Jeoloji Kurultayları`nın yetmişüçüncüsü 6-10 Nisan 2020 tarihleri arasında, Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü Kültür Sitesi salonlarında düzenlenecektir.

Kurultayın bu yıl öne çıkarılan ana teması “Jeoloji ve Jeopolitika”dır. Jeopolitika, devletlerin sınırları içerisindeki ve uluslararası arenadaki politik davranışlarını, coğrafi ve doğal nitelikleri çerçevesindeki değişkenler aracılığıyla anlamak, açıklamak ve geleceği tahmin etmek üzerine kurulu bir disiplin olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla birbirinden ayrılmaz bir kavram birlikteliği oluşturan ”jeoloji ve jeopolitika”, devletlerin bulunduğu coğrafya ve sahip olduğu doğal kaynaklar (petrol, doğal gaz, metalik madenler, nadir toprak elementleri, su, çevre, yenilenebilir enerji vb.) çerçevesinde dış politikasını belirlemek için en önemli temeli oluşturmaktadır. Türkiye’nin Avrupa, Asya, Ortadoğu ve Afrika kıtalarının kesişim noktasında yer alması, üç tarafının denizlerle çevrili olması, Boğazları içinde barındırması, Karadeniz-Akdeniz ve Hazar Denizi havzası ile olan yakınlığı, Doğu Akdeniz bölgesinde münhasır ekonomik alan sınırları yakınında son yıllarda yapılan doğal gaz ve petrol keşifleri, zengin bor madeni rezervine sahip olması, dünyanın en büyük enerji üreticileri ile tüketicileri arasında köprü vazifesi görmesi; Türkiye’nin dış politikasını şekillendirmede belirleyici rol oynamaktadır.

Kurultayda düzenlenecek olan oturumlardan biri de “Hidrojeoloji,Su Kaynakları ve Yönetimi Oturumu” dur.

 

“HİDROJEOLOJİ, SU KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ OTURUMU”
ALPER BABA – MEHMET EKMEKÇİ – AHMET APAYDIN – DURSUN YILDIZ
LUIS ANTONIO BITTAR VENTURI

Su, dünyadaki tüm yaşam için önemli bir doğal kaynaktır. Uygarlıklar suya bağlı olarak var olmuş, su kıtlığıyla çökmüşlerdir. Her alanda hızlı değişimlerin yaşandığı çağımızda, nüfus artışıyla birlikte nüfus hareketliliği, hidrolojik çevrimde doğal ve/veya insan kaynaklı olarak yaşanan değişiklikler ve iklim değişikliğinin yeraltı ve yerüstü su kaynakları üzerindeki baskısı da artmaktadır. Bu değişimlerin en önemlisi belki de, ihtiyaç duyulan yerde, gereken miktarda ve kalitede suya erişime ilişkin çekilecek zorluklar olacaktır. Daha bugünden dünyada yaklaşık 800 milyon kişi güvenilir içme suyu kaynaklarından yoksundur. 2.5 milyardan fazla insan ise temel sanitasyon ihtiyacını karşılayamamaktadır. Yılda yaklaşık 1.6 milyon kişi kötü sanitasyon ve hijyen nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Dünya nüfusunun 2050 yılı içinde 9.6 milyara ulaşacağı öngörülmekte olup, içme ve sanitasyon için gerekli olan su kaynakları üzerindeki baskılar daha da artacaktır. Su Kaynakları son 40 yıldır ekonomik bir meta ve stratejik bir doğal kaynak olarak değerlendirilmektedir. Bu durum su hizmetleri yönetimini zorlamakta ve iklim değişimi etkisi ile birlikte sınır aşan su havzalarında kıyıdaş ülkelerarasındaki gerilimi arttırmaktadır.

Bu nedenle,  hem ulusal hem de uluslararası arası boyutta su politikalarının doğru belirlenmesi ve bu konuda çalışmaların yapılması önem taşımaktadır. Bu oturumda, hidrojeoloji, su kaynaklarının yönetimi, su politikaları, suyu etkileyen doğal ve insan kaynaklı kirleticiler ile ilgili konular tartışılacaktır. Su ile ilgili araştırmaları ve çalışmaları olan tüm bilim insanları ve mühendisleri bu özel oturuma özet göndermelerini teşvik ediyoruz.

6-10 Nisan 2020 tarihlerinde MTA Genel Müdürlüğü Kültür Sitesi salonlarında gerçekleştirilecek olan “73.Türkiye Jeoloji Kurultayı’na bildiri göndermek için sistem (https://jeolojikurultayi.org/73) açılmıştır.

 


  • gplus
  • pinterest

Author