Yeni Sosyal Medya ve 21. Yüzyılda İletişim: Diyalog Mümkün mü?

 

Hans Köchler Felsefe Profesörü, Innsbruck Üniversitesi, Avusturya Uluslararası İlerleme Örgütü Başkanı

çev. Metin Demir

Özet

İnternetin gelişi, içerisinde insan türünün potansiyellerinin daha fazla ortaya çıkarılabileceği nedeyse sınırsız bir iletişim çağının başlangıcı olarak sitayişle karşılanmaktadır. Oysa “dünya çapında” siyasi bölünmeler göz önüne alındığında ve özellikle yeni interaktif araçların sosyal gerçeklik algısı üzerindeki etkileri söz konusu olduğunda, bir gerçeklik testi yapmak yerinde olacaktır. Web 2.0’ın araçsal doğası ile kullanımındaki ikirciklik, genellikle gözden kaçırılıyor gibi görünmektedir. Gerçekte, kitle davranışının tipik özellikleri olan telkine açıklık, düşünmeden hareket etme, çabuk öfkelenme gibi nitelikler, “dijital kitle” yapısı içerisinde daha da şiddetlenmektedir.

Bir yüzyıl önce Gustave Le Bon’un teşhis ettiği bu fenomenler, otomatikleşmiş iletişimin ve yeni yayı- nın niyetlenmemiş sonuçları olabilirler. Yeni teknolojilerin özellikleri, duygusal bir “bize karşı ötekiler” zihniyetine da yanan genel ilke etrafında şekillenmiş tarafgirlik ile propagandayı ve daha az dengeli ya da tarafsız davranışları desteklemeye meyyaldir.

Şayet yeni medyanın, iletişimin özü olan diyalog için potansiyellerini değerlendirmeyi arzu ediyorsak, bu araçların beklenen ve beklenmeyen sonuçlarını kitle psikolojisi açısından değerlendirmeliyiz. İnternet kullanımı, yeni bir iletişim etiği ve internetin sosyal etkilerine dair bir duyarlılık ile ikmal edilmelidir.

* . Dîvân DİSİPLİNLERARASI ÇALIŞMALAR DERGİSİ cilt 18 say› 35 (2013/2), 223-241 Dîvân 2013/2 224 Hans KÖCHLER


  • gplus
  • pinterest

Yazar

Leave a comment